style.css" ?>
logologo_b.jpg" alt="logo" width="843" height="100" longdesc="http://www.kadinhaberleri.net" border="0" ?>
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
Kadınlar madalyaya doymuyor !Nevin 100 metre engellide şampiyon
Osmanlı Kadını hangi haklara sahipti ?
49 liraya özel üniversite olur mu ? Olur.
Telefonsuz ADSL, vergi hariç 8,13 TL
SAADET'TEN AK PARTİYE

YORUMLAR
modern dünyaya entegre olma bir dayatma erkekler i
O takıyor siz de ciddiye alınca pelin batu gündemd
POLAT DA YAKINDA BADEM BIYIK BIRAKIRSA ŞAŞIRMAMA
GEÇMİŞ OLSUN AMA CANÖLI YAYINDA OLUYOR
Alev Hanım, elinize sağlık. İşte bu kadar. O ne de

01-08-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
Osmanlı Padişahları neden yabancı kadınları eş olarak alırlardı ?
Bir çok kişinin kafasına takılan bu sorunun cevabı acaba ne ?

VİDEOLAR
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Kadınların dostluğuna inanmayan kadın Oylum Talu !
Son yurt dışı seyahatin adının karıştırıldığı dedikodudan rahatsız olan Oylum Ta

ANKET
Evcilik oyunu programı sizin için ne ifade ediyor ?
Bu programı seyredenin aklı yok
Çok saçma bir program
Hiç bir şey
Çok beğeniyorum ve hep izliyorum


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
SUSKUN MASAL
İçimin yalınayak yalnızlığına demirlenmiş tüm sancılar. Yeni sağanaktan çıkmış bir iskelet, kafatasından tarak kemiğine ıslak. Bir gölgede tenhalamış bir ömür aralığı...

Bir çocuk, evin balkonundan aşağıya uzatmış korkularını. İpin ucuna bağlamış terliği, ayağının boşluğunda teslim. Salıveriyor ve başlıyor sallamaya. Bir o yana bir bu yana. Derken aklı karışmış gibi yüzünü buruşturuyor. Yorgun bakışlar düşüyor  terliğin gel-gitlerine. Bir o yana bir bu yana.

 

Şehla bakışlarını doğrulttu birden sıyrılıverdi  içindeki çocuk, ansızın  yetişkin bir beden içine girmiş gibi algıladı zamanı. Birdenbire beliriveren şimdiki zaman. Oysa mazi ile bugün arası çıkılmış yolculuğun yorgun ifadesi yüzüne çoktan çökmüştü. Yüzünde, ruhunu tamama erdirmeye uzanan zamanların tortusu. 

Neden sonra aşamalı hatırlayış silsilesi. Doğru ya, az önce gördüğü metruk binanın önünde kasvetlenmişti.  Hayra yorulası bütün anıları düşüp, yerlere saçılmıştı. Evet, evet! Ne olduysa sonrasında olmuştu. Toplamak için telaşla eğildiğinde, o içinin balkonunda duran çocukla yüz yüze geldi ve çocuk korkularıyla…

 

İçinde olmayan ayağın boşluğunda asılı duran terlik, bir şakül ayarında tuttu düşüncelerini. Bir sarkaç! Bir o yana bir bu yana.

 

Arnavut kaldırımı taşlarına büyük gelen adımlarını, taşların çapına sığdırma çabasındayken ansızın başını kaldırdı. Gözlerinde bir suretin gölgesi. Gözbebekleri büyüdü. Üzerinde “Anlatamıyorum” diye haykıran şairin dizelerinin yazılı olduğu kitapbankta, tanışıklığı ezele dayalı bir yüz oturuyordu ki bu tanımayı muhabbetlerinin bitiminde özümseyecekti.

 

Bir ilham! Habersiz bir randevu noktasında, hikayesini beklediği bir sır yolcusu. Nasibin tecellisi, istemsiz beliriveren tebessümün ardı “Merhaba!” oldu. Sır yolcusu, sanki beklenen konuk gelmiş edasında “Buyurunuz! Oturunuz hanım kızım.” derken bankın üzerinde Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda” dizesi belirdi.   Şaşkın fakat emin bir halde otururken, bir o yana bir bu yana sallanan sarkaç, zihninde Orhan Veli mısralarına bezenerek salınışına devam etti.

“Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle?  
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce.  
Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum.”
Ve başladı sır yolcusu anlatmaya…   

Her türden her telden yarım hikayeler alıyormuş. “İnsanlar hayatları boyunca yarım hikayelerinin sancısındadır.” olmuştu, zihni sarkacın tesirinde olanın anlamsız bakışlarına karşılık ilk açıklaması.

Ve kalender bir eda içinde devam etmişti: “Tüm insansı yaşantılar yarım kalmak için değil bilakis tamama erişme gayretiyle var olur. Ancak devinimde sıra acıya geldiğinde pes ediş heybesinde bulur kendini çoğu hikaye.   Çoğu atıl vaziyette bırakır onları, mahzun!”

Şiir kuyusuna atıyor ve düşünce ile harmanlıyormuş bütün natamamları.

Sarkaç, şaşkınlığına ritim tutarken; “Düğümlerin körlüğünde tüm duyuşlarım gönül gözüne hemhâl olma sancısında.” diyerek bıraktı sır yolcusunun heybesine yaşamı…

 

Sır yolcusu, “Çek aklını, şakülü kaymış insan öbeklerinden de  kahırda saklı olan gizli lütufları gör*. Lâl oluşta içini gör.

Ayası nasır bağlamış çilenin

Bir yol ortasında.

Kuru yaprak kaygan zemin

Ab-ı devran gölgesini düşürüyor

Falcı kör!

Hayatın çizgisini ayada arıyor

Başlara tac bir şair yanılgısında

Bir kadının elleri…

Oysa

Parmak uçlarında taşıyor

Çocuk sevinçlerini

Yaşlanmadan büyüyor

Yalnızca sükutta

Bir seyirci yalnızlık.”  diyerek, iade etti hikayesini. 

 Dünya saatiyle uzun zamanlar geçti de bir daha karşılaşmadılar. Sarkaç son soluğa kadar salınacak ve ruh, Öz’üne bir adım daha yaklaşmak için çok sırrı kuşanmayı susarak dileyecek.


Fatma Aykaç
fatmaaykac1@hotmail.com

2009-05-29 18:40:49


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 8 Bütün yorumlar...
cengizhan konuş 2009-07-31 09:27:12 - 
gecikmeli okuduğum bir yazı fatma hanım... insanın özüne inen ve insanı dünya'nın boşluğunda sarkaç gibi sallandıran bir anlatım tarzı... öze vuran, özü özleten anlam ve anlatım güzelliği... çok başarılı azizim...

dilek 2009-06-15 12:48:21 - 
canimm gercekten güzel bir yazi basarilar dilerim

gülay 2009-06-11 11:51:31 - 
Fatma teyzecim ben gülay yazını okudum çok güzel yazılarının devamını diliorum ve çok seni,erdem ve vefayı çok öpüyorum:)


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
Share |
ARAMA

YAZARLAR
Gülenay Pınarbaşı
Yol Âyinleri
Filyos, Amasra, Kurucaşile...
Havva Türe
SAADET'TEN AK PARTİYE
Refah'tan yola çıkan Fazilet durağından sonra Saadetli ve Ak Partili olarak yol
Av.Alev Sezen
MİLLİ GÖRÜŞÇÜ UYANIK OL,OYUNLARA GELME
Saadet Partisinin kongresinde yaşananlar Erbakan düşmanları için bulunmaz fırsat
Ülkü Selvi Uslu
ŞEKERLİK
Çocuklar!.. Hem tatlılar, hem yaramazlar; olmazsa olmazlar, iyi ki de varlar.
Şebnem Güler Karacan
AMAN ! 'SAF' KOCALARINIZA DİKKAT EDİN !
Sonra avaz avaz ağlamayın !
Elif Kavakçı
2010 Yaz Trendlerinden Secmeler
Boyfriend Gomlekler: Boyfriend trendi bir kac sezondur son hiz devam ediyor. B
Neslihan Sultan Pala
KOP GEL GÜNAHLARINDAN
Bir anneye çocukların bırak gel! diyen aileler olduğu sürece, kadınlar daha ço
Betül AŞIK
Çıfıt çarşısı gibi bir yazı: Aşka Veda
Hilal Gökçe
BEYAZ ATLETLİ PRENSLER (!)
Yaz geldi güneşlikleri açmaya korkar oldum. Korkumun sebebi güneş falan değil y
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Balçiçek Pamir
Bunlara da erkek diyorlar!
UZUN zamandır böylesine mide bulandırıcı bir hikâye daha okumadım.
Ayşe Böhürler
Kürt hareketine islami fetvalar...
"Kürt hareketi İslami midir, değil midir"
Zeynep Göğüş
Arapların ekseni İstanbul'a kayarken...
Mahrem olanı kamusal alana taşımak neyi dönüştürmektedir?
Leyla İpekçi
'Canlı' nefret, 'ölü' barış...
Bu toplumun 'yetişkinleri' nasıl barış yapacak...
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-