logo
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
EVCİLİK OYUNU! MAHSUSCUKTAN KARI KOCA OLUNAN (!) PROGRAM
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Ayşe Arman CHP, İclal Aydın AKP Tır'ında..
El Çizgileri Ne Anlatıyor?

YORUMLAR
sayın yazarım. doğrusu yaşadıklarını tüm içtenliği
Ben de aynı şekilde düşünüyorum. son üç yılın SBS
sevgili denizkızı, sizi bertaraf edip başkasını te
Yok! Çamaşırsuyunun dozunu azaltamayız diyorsak ba
Yok! Çamaşırsuyunun dozunu azaltamayız diyorsak ba

05-09-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
SBS,LGS, VS Sınavlarının soruları da çalınmış olabilir mi ?
Günlerdir süren KPSS artık herkesin kafasını karıştırıyor. Boşa emek harcanıp, k

VİDEOLAR
Hüseyin Turan
Alaydım Elin Elime
Ömür Dedigin-Emel Taşçıoğlu
İsmail Cartılı-Dudu Hakkı
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
61'LİK PROFESÖRÜN EVLİLİK HİKAYESİ
SEVİL ATASOY, SÜRPRİZ EVLİLİĞİNİ ANLATTI

ANKET
12 Eylül Referandumunda ne diyeceksiniz ?
Evet
Hayır


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

KRİZ BU ÜLKENİN NERESİNDE?

Aylardır bir kriz türküsü tutturduk, gidiyoruz gündüz gece...

Hemen söyleyelim. Kriz bu ülkenin hastalıklı beyinlerinde kol geziyor. Aylardır bir kriz türküsü tutturduk, gidiyoruz gündüz gece. Her gün daha da büyüyen işsizlik, kötüye giden ekonomi ve bunun stresi altında daha fazla dayanamayıp ailesini katledenler, intihar edenler, sağa sola saldırıp zarar verenler vs…

  

  Bu krizin görünen acı yüzü! Bir de krizin teğet geçtiği bazı kesimler var ki; halkı inim inim inleten kriz bile onların sömürücülüğünü durduramıyor. Seçim amacıyla yapılan iki yüzlülükler, olmayacak vaatlerle halkı kandırmaya çalışıp aptal yerine koymalar. Artık kimsenin bu vaatlere de aldırıp inandığını sanmıyorum.

 

  Yaklaşan yerel seçimler öncesi yer gök, sağ sol seçim afişleriyle donatılmış, hatta bazı yerlerde gökyüzünü bile görmeniz imkânsızlaşıyor. Seçim için harcanan paraları, o partiler daha kalıcı çözümler için kullansalardı eminim kriz bu ülkeyi gerçekten teğet geçerdi. Sadece büyük partilerin ve adaylarının harcayacağı para 250 milyon YTL civarı, yani eski parayla 250 trilyon ediyor. Bunu küçük partilerin masraflarıyla ve ek giderlerle ikiye çarparsak 500 trilyon eder. Kriz; belki de “vicdanlarımızda” dedirtiyor bu sinir bozucu gelişmeler.

 

  Krizden kurtulmak, ya da en az hasarla atlatmak için önümüzdeki seçeneklerden faydalanmak yerine bazı ensesi kalın kesimlerin istekleri doğrultusunda IMF’ ye köle kalınması ve bunun da çeşitli bahanelerle süslenerek halka sunulması, “kriz, bu ensesi kalınların hastalıklı vicdanlarında dedirtiyor.”

 

  Herkes bu krizle boğuşurken bazı kendini bilmezlerin ya da kendini bu milletin yargıcı zannedenlerin, bir lisede kılınan namazı büyük bir suç ve o öğrencileri de potansiyel bir suçlu gibi gösterme çalışmaları da, “kriz bu zihin kanserine yakalanmış, hastalıklı beyinlerde dedirtiyor. “

 

Bir önceki yazımızda (NEYİN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ) ödenen bazı bedellerden bahsetmiş ve yine bazı yanlışları vurgulamıştık. Özellikle bu yazımla ilgili gerek yapılan yorumlardan gerekse özel e-mail adresime gelen onlarca mesajdan da anladım ki hala bazı çareler üretmek için umudumuz var. Gelen bu mesajlar arasında birisi, önemli yayın kuruluşlarına da bir nevi mektup niteliğinde gönderilmiş. İsimsiz (noname) nickiyle gönderilen bu mesajı yorumsuz olarak sizlere sunuyorum.

 

   Toplumumuzda bazı insanlar bedelli askerlik beklentisi içinde olan bizleri, şımarık, rahat düşkünü zengin insanlar olarak düşünüyor. Fakat bizler ne zenginiz nede rahat düşkünüyüz, zengin olanlarımız vardır elbet ama bunların şımarık ve rahat düşkünü olmadığından emin olabilirsiniz. Çünkü şımarık, zengin ve rahat düşkünü olup da askerlik yapmak istemeyenler (gerçek anlamda gurbetçi olan vatandaşlarımızı tenzih ederim ) zaten yurtdışında çalışıyor görünüp 3 yıl gezip dolaştıktan sonra 5112 Euro karşılığı dövizli askerlik yapıyorlar.

 

Bir de ben gittim yaptım onlar da gitsin yapsın diyenler var, şartları müsait olup da gitmeyenler bence de gidip yapmalı ama sırf “ben gittim eziyet çektim sende git benim çektiklerimi çek” mantığıyla yaklaşmak haksız, düşüncesiz ve anlamsız bir inattır. Bu gün askerdeki süre boyunca ailemin bakılacağı,  gözümün arkada kalmayacağı bir formül bulunsa şahsen hemen gider bu engeli hayatımdan kaldırırım. Gel gelelim topraklarımızın saldırı altında olması durumunda zaten asker olup ailelerimizi, memleketimizi savunmaktan daha öncelikli bir şey olamaz. Bizler vicdani retçi falan da değiliz! Bu ülkenin evlatları olarak bu vatanın her karışını da savunuruz.

 

Bu isteğimizi adaletsizlik, eşitsizlik olarak görenlerde var.  Peki, bu durumda; yurt dışında yaşayıp, orada istihdam sağlayan, iş gücü oluşturan, orada vergi veren insanlarımız bulundukları ülkeye olan katma değerleri, kurulu düzenleri bozulmasın maksadıyla, bedeli mukabilinde dövizli askerlik yapabiliyorlar.  Fakat bu ülkeye hizmet eden, vergi ödeyen, katma değer oluşturan, çalışkan insanlar bu haktan mahrum bırakılıyor. Peki, ana yasa karşısında bu bir eşitsizlik ve haksızlık değil midir?
 
Siyasi ve ekonomik açıdan yüksek yerde bulunan kişiler bizim evlatlarımızda aslanlar gibi yaptı askerliğini hiç demesinler çünkü onlarında nasıl askerlik yaptığını çok iyi biliyorum.
 
Sonuçta bizler bedelli askerlik beklentimizi tamamen yasal ve hukuki bir çerçevede, insancıl sebepler dahilinde istiyoruz, en ağır sözleşmelerde bile mücbir sebepler göz önünde bulundurulurken bizlerin içinde bulunduğu bir takım nedenler hiç dikkate alınmıyor.
 
Bedelli askerlik isteyen bizlerin içersinde, her gelir grubundan, her sosyal statüden ve her meslek grubundan yüz binlerce kişi yer alıyor. Bizler en zor şartlarda hem hayat mücadelesi hem de haklı nedenlerle yapamadığımız askerlik hizmetimizi temel askerlik eğitimimizi alarak bedelli yapmak istiyoruz.
 
Bu istek geride bırakacağımız insanların bizden başka geçimini sağlayacak kimsenin olmamasından, annesine bakmak zorunda olana, çocuğu veya annesi vb. hasta olana, işyeri olup, askere gittiğinde bütün hayatının bedbaht olacağı insanlara kadar uzanıyor. İnsanların bu kriz döneminde zaten zor olan hayat şartları işten çıkıp askere gittiklerinde çok büyük yıkımlara sebep olabilecek boyutlarda. Mutlaka içimizde keyfi askerlik yapmak olacaktır ama çok büyük bir kısım hayat zorlukları ve mecburiyetler yüzünden askere gidememiş hatta yasal olarak suçlu konumuna bile düşmeyi göze almışlardır.

 

BEDELLİ ASKERLİK yasasının çıkarılmasıyla 1 taşla 3 hatta 5 kuş vurulabileceği kanaatindeyiz...
 
Öyle ki öncelikle ülkemizin kanayan yarası haline gelen bakaya ve celp fazlası ortadan kalkacak, işlerini kaybetmek istemeyen, ailelerinin bakımını üstlenmek zorunda olan, ailelerini bırakabileceği kimsesi olmayan insanlarımızın mağduriyeti giderilecek, böylece insanımızın psikolojik sorunlar yaşaması engellenecektir...
 
Ülke ekonomisine faizsiz ve geri dönüşümsüz çok büyük bir kaynak aktarılacak ve bu kaynak sayesinde IMF ve dış güçlere karşı elimiz daha güçlü hareket edebilecek onlara ihtiyacımız olmadığını gösterebileceğiz...
 
Ordumuzun profesyonelleşme atılımları içerinde modernizasyon için kaynak sağlanmış olabilecek ve ordudaki küçülme ama teknolojik olarak büyüme işlemi daha kolay ve kısa zamanda sağlanmış olabilecektir...
 
Ve en önemlisi şahsi kanaatime göre; Vatandaşımız bilecektir ki, T.C. Vatandaşlarının hepsi eşit şartlara sahiptir.Kimse arasında bir ayrımcılık yapılmayacaktır.Böylelikle insanımızın kafalarında  hükümetimiz ve özellikle TSK’mız için  oluşan olumsuz görüş yerini olumluya çevirecek ve halkımız arasında güven sorununun ortadan kalkacağı kanısındayım...
 
Bedelli askerlik sosyal bir sorumluluk ve yasal bir durumdur. Genel Kurmayımızın da  kabul edeceği üzere "Çalışmalar sonrası, nicelik bakımından daha küçük, nitelik bakımından daha modern ve etkin, çok iyi sevk ve idare edilebilen bir Kara Kuvvetleri'ne ulaşılacaktır." ifadesi zaten zamanın zaruretleri bakımından bedelli askerliğin kötü algılanmaması gereken bir olgu olduğunu, ordunun ekonomik imkânlarla profesyonel bir yapıya kavuşturulmasının mecburi hale geldiğini göstermektedir.

 

"Sorumluluk yükü, her şeyden, ölümden de ağırdır."

 

M.K.Atatürk

 

Bu mektubu okuduktan sonra bir düşünelim bakalım, kriz bu ülkenin neresinde?



2009-03-11 22:07:32


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 28 Bütün yorumlar...
ayşe çakırca 2009-03-18 09:08:02 - 
Askerlik olayına bakış açınızı tasvip ediyorum, yalnız hep içime dert olmuştur;gençlerimiz neden asker dönüşü büyük bir travma yaşamış olarak ailelerine dönerler? Komuta kademesindeki subaylar neden eziyet eder emrindeki erlere?Acaba ondan mıdır seferberlikte aynı yerde görev yapamazlar.Peygamber ocağını bırakında sevsin gençlerimiz.

CAN KOÇ 2009-03-12 18:36:47 - 
YAHU BU NE BİÇİM İŞ CELP FAZLASI VAR,EKONOMİK KRİZ VAR BİNLERCE TALEP EDEN GENÇ NUFUS VAR VE BUNLARIN HER BİRİNİN EN AZ 7-8 BİREBİR YAKINI VAR BİNLERCE ÇOLUK ÇOCUK VAR BU NE BİÇİM İŞ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL.ACABA ÇOLUK ÇOCUK EV BARK OCAK HANE AİLE SAADETİ EKONOMİK İSTİKRAR İNSANLARIN UMURUN DA MIDEVLETİN UMURUNDA MI GK NIN UMURUNDA MI TUZU KURULARIN UMURUN DA MI İNSANIN ÇOK SEY DİYESİ VAR AMA DENMİYOR DENEMİYOR .HİCRAN HANIMA ÇOK ÇOK TESEKKÜR EDERİM SESİMİZ UMUDUMUZ OLDUĞU İÇİNOLDU

ASİMAVİ 2009-03-12 18:07:37 - 
Hicran Hanıma içten teşekkürler, duygularımıza rehber olması bizleri mutlu etti. her bedelli en az bir anneyi mutlu edecektir.her bedelli bu ülkeye hizmet demektir.teşekkürler


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
ARAMA

YAZARLAR
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı
Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
Ülkü Selvi Uslu
HAZIR RAMAZANKEN
Bu yazdan geçtim; çalayım göle mayayı da belki seneye kurtarırım memleketi.
Hilal Gökçe
SEVDİKLERİNİZİ DİNLEYİN ÇOK GEÇ OLMADAN!
İnsanlarla öylesine yüzeysel ilişkiler kuruyoruz ki; kimsenin birbirini anlamama
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR!
AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
Elif Kavakçı
Veda
Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
Neslihan Sultan Pala
ÖTEKİ
Sadece Allah-ü Teala'nın emri olduğu için örtüyü takmaya karar verdiğim ilk gün
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Nihal Kemaloğlu
Milli anayasayla küreselleşmenin hukukuna geçiş
NAZLI ILICAK
Nazlı Ilıcak'dan 'villa' iddiası
Liderler arasında havuzlu villa tartışması sürerken Nazlı Ilıcak köşesinden bunl
Cihan Aktaş
Gecede 'hayır' aramak
Cihan Aktaş, Medya-Sofa sahurunu yazdı
NİHAL B. KARACA
Tel tel sayarım zülfünü...
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-