style.css" ?>
logologo_b.jpg" alt="logo" width="843" height="100" longdesc="http://www.kadinhaberleri.net" border="0" ?>
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
Kadınlar madalyaya doymuyor !Nevin 100 metre engellide şampiyon
Osmanlı Kadını hangi haklara sahipti ?
49 liraya özel üniversite olur mu ? Olur.
Telefonsuz ADSL, vergi hariç 8,13 TL
SAADET'TEN AK PARTİYE

YORUMLAR
modern dünyaya entegre olma bir dayatma erkekler i
O takıyor siz de ciddiye alınca pelin batu gündemd
POLAT DA YAKINDA BADEM BIYIK BIRAKIRSA ŞAŞIRMAMA
GEÇMİŞ OLSUN AMA CANÖLI YAYINDA OLUYOR
Alev Hanım, elinize sağlık. İşte bu kadar. O ne de

01-08-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
Osmanlı Padişahları neden yabancı kadınları eş olarak alırlardı ?
Bir çok kişinin kafasına takılan bu sorunun cevabı acaba ne ?

VİDEOLAR
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Kadınların dostluğuna inanmayan kadın Oylum Talu !
Son yurt dışı seyahatin adının karıştırıldığı dedikodudan rahatsız olan Oylum Ta

ANKET
Evcilik oyunu programı sizin için ne ifade ediyor ?
Bu programı seyredenin aklı yok
Çok saçma bir program
Hiç bir şey
Çok beğeniyorum ve hep izliyorum


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    
Rokoko Entellektüeller


Oray Eğin bir süre önce, Türk intelejensiyasının Obama hayranlığı üzerine yazdı. Doğru bir tespitti ama önemli bir ayrıntıyı tartışmayı ihmal ediyordu. Bunun ne olduğunu daha sonra yazacağım. İlk önce entelektüeller üzerine çok daha genel gözlemlerde bulunacağım. Bu gözlemlerim global trendlere dayanmaktadır. Türkiye örneğine ise yazının sonunda “Oray’ın ihmali” bağlamında gireceğim.

Neden rokoko? Çünkü bu stil, bir zarafet içerir. Hatta abartılı, görgüsüz sayılabilecek bir mimari söz konusu olsa bile, buna bir zarafet, bir şıklık katmayı başarır. Entelektüeller genelde böyledir. Çok şık olmayan hatta kaba bir şey söyleseler de bunu teorik kavram karmaşası altında saklayıp, dediklerine şık görünüm verirler.

Rokoko entelektüeller kavramını Tom Wolfe’un ‘In the Land of the Rococo Marxists’ başlıklı yazısından esinlendim.

Global trendlere baktığımızda, herhangi bir toplumda entelektüel olarak nitelendirilmeye hak kazanmak için, kişinin şu özellikleri sergilemesi zorunlu gibi gözüküyor:

1- İçinde yaşamakta olduğun toplumda ‘Sıradan’ diye tanımladığın çoğunluğun üstünde göreceksin kendini. Gündelik hayatın sorunlarından kopuk yaşayacaksın. O gündelik yaşam ve sıradan insanlardan hayal kırıklığı duyacaksın. Bunun toplumdan nefret etmeye kadar varmasına izin vereceksin.

2- Hayata kötümser bakacaksın. Hiçbir şey seni kolay mutlu etmeyecek. Kolay tatmin olmayacaksın.

3- Bu kopukluk nedeniyle toplumun önem verdiği bazı değerlere rahatça saldıracaksın. Bunu bir hak olarak kabul edeceksin,

4- Sergilediğin bu duruşunu kompanse etmesi için, sürekli olarak toplumda sahip çıkabileceğin ezilmişler arayacaksın. Dikkat edin; bu samimi bir taraf olmaktan değil, kişisel bilincini rahatlatmak için yapılıyor olacak.

5- Sahip çıkılan kitle proleterya olabildiği zaman işler nispeten kolaydı. Türkiye’de hemen bütün Marksistlerin entelektüel sıfatına uyan insanlar olduğunu unutmayalım. Proleterya politik bir sınıf olarak ortadan çekilince rokoko entelektüel kendisine ‘sahip çıkacağı’ yeni gruplar aradı ve buldu. Kadınlar, azınlıklar, eşcinseller, transseksüeller, (ÖDP seçim bildirgelerini hatırlayın) fahişeler (seks işçileri) yeni proleterya olarak tanımlanabilir.

Proleteryanın yerini alanların sadece bazı yeni gruplar olması da gerekmez. Bazı yeni politik hedefler de proleteryanın yerini tutabilir. Bunun en çarpıcı örneği feminizm ve çevreciliktir. (Yeşil partiler).

Bu tür amaç ve grupları sahiplenen entelektüel sınıfın (Nietzsche bunların bir sınıf olarak ortaya çıkıp 20. yüzyıla damgalarını vuracaklarını 1882 yılında görmüştür) bir özelliğini daha vurgulamak zorundayız.

Sahip çıkmaya başladığı konulara ve yeni grupların sorunları hakkında hep genellemeler yaparak konuşan entelektüeller, genelde pek fazla bilmedikleri konularda konuştuklarında dikkat çekerler. Sınıflarının diğer kişileri tarafından sahiplenir, takdir görürler.

Batı’dan iki çarpıcı örnek vereceğim.

Susan Sontag çok iyi bir yazardır ama onun toplumda bir anda parlaması, ‘Beyaz ırkı toplumu yiyip bitiren kanser olarak’ ilan ettiği 1967 tarihli ‘Partisan Review’ adlı dergide yazdığı yazıdır.

Entelektüeller bir yandan kendilerinden de nefret ettiklerinden, çoğunluğunun ait olduğu ırkı böyle kolaylıkla suçlayabilmeleri de rahat olabiliyor. Bugün enelektüeller arasında Obama hayranlığının global olmasının bir nedeni de budur.

Diğer çarpıcı örnek ise Noam Chomsky’dir. Türkiye’de okuyucusu bol olan Chomsky büyük bir dil bilimcisidir. Bu bilim dalına çok önemli katkıları vardır ama çoğu insan onu Vietnam Savaşı karşıtlığıyla tanır. İnsanların gözünde asıl katkısının önemi pek yoktur. O Vietnam Savaşı karşıtlığı gibi doğru bir tavır aldığından meşhurdur artık.

İnsanların gözünde topluma, hayata asıl katkılarıyla değil de politik çıkışı ile önem kazanmış insanlardan bahsederken benim aklıma kaçınılmaz biçimde Orhan Pamuk geliyor. O da onca usta romandan ziyade, tarihimizdeki Ermeni meselemiz ve Kürtler ile ilgili almış olduğu politik tavır nedeniyle ‘Rokoko entelektüeller’ arasında çok popüler oldu.

Dolayısıyla bu global trendlere özelliklere uyum sağlamak zorunda olan Türk entelektüellerinin ağırlıklı biçimde Obama’yı desteklemelerinde hayret edilecek hiçbir yan yoktur.

Onlar için yeni proleterya Kürtler’dir, feminizmleri ise ‘Türban özgürlüğü’ şeklinde basit formülle tanımlanır.

Bence Türkiye’de iki adet über-entelektüel var.

Biri Elif Şafak diğeri de Murat Belge.

Murat Belge daha deneyimli, daha bilgili olduğundan dünyada entelektüel kesimde trend olanı Türkiye’ye rahat aktarabildiğinden, bir kesim üzerinde etkisini yıllardır kaybetmemiştir. Onun son olarak Taraf gazetesinde yazmaya başlaması bugüne kadar gördüğüm en isabetli karardır. Taraf gazetesi ise yöneticisi Ahmet Altan’ın şahsında rokoko entelektüelizmin en bariz yayın organıdır.

Elif Şafak ise entelektüellere mahsus olan amaç ve gruplar hakkında sürekli alışverişteymiş gibi davranıyor. Dünyada ne ve hangi grup gündemdeyse onu alıp romanlarında Türkiye’ye başarıyla uyguluyor.

Bu genel teorik çerçeveyi çizdikten sonra gelelim “Oray Eğin’in ihmali” dediğim konuya...

Evet; onun dediği gibi Türk entelektüelleri ağırlıklı olarak Obama’yı destekliyor. Çünkü hem kendilerinden hiç hoşnut değiller ve cezalandırılmak arzusu içindeler hem de Türkiye’de zenci olma son zamanlarda popülerleşti. Entelektüellerin, yeni proleterya, yeni ezilenler bulma ihtiyaçlarının bir kısmını zencilerden yana olma tatmin ediyor.

Aynı zamanda Kürtler’den de yanalar. Bu da ezilenden yana olma ihtiyacının diğer bölümünü tatmin ediyor.

Buradan yola çıkıp Türk intelejensiyasının yeni durumu hakkında şu tespitleri yapabiliriz:

Ağırlıklı olarak AKP’ye sempatiyle bakıyorlar. Çünkü zencilerden yanalar.

Cumhuriyet’i beklenmedik sertlikte eleştiriyorlar. Çünkü bu onların bir ‘hakkı’dır.

Kürt sorununun çözümü yolunda hayli radikaller ve Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasını istiyorlar.

Obama’ya destek vermelerini daha da rahatlatan bir faktör, Obama’nın başkan yardımcısı olacak kişinin en önemli danışmanının Peter Galbraith olmasıdır. Peter Galbraith Amerikan yönetimi içinde Kürt devleti kavramını en radikal biçimde savunan kişidir ve Celal Talabani’nin oğlu Kubat Talabani ile bu konuyu açıkça görüşmektedir.

Görüyorsunuz, entelektüeller aldıkları tavırlarda son derece iç tutarlılığa da sahipler.

Anlayacağınız, her şey birbirine bağlı. Teorik çerçeveyi göz önüne alarak birçok şeyi açıklama imkanına kavuşabilirsiniz. TSK’yı, cumhuriyeti yıpratıcı yayınları dahi...



Serdar Turgut
serdar.turgut@aksam.com.tr

2008-10-28 08:45:16


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 2 Bütün yorumlar...
Oğuzhan Özdemir 2008-10-29 21:07:12 - 
: Fakat entelektüel yani gerçek entelijansiya bu değildir. Yusuf Kaplan bir yazısında yazmıştı, Türkiye'de entelejansiya yok diye vurgularken. Yazı bence rokoko entelektüelleri derken gerçek entelektüeliten ziyade popülerite ve toplumsal aydından, statüko ve konjönktürden yana bir sınıftan bahsediyor. Nietzsche yine, gözünü sevdiğim adam, burada bile adı geçerken mesela kendisi nereye konulacak, Nietzsche gerçek bir entelektüeldir.Sonra rokoko olmayan diğer entelektüeller ne olacak? Fransa'dan ve Fransızca'dan gelen bu kavram açısından ayrım yaşanıyor.Ben de zaten sürekli, entelektüel olmak ile diğerlerini ayırıyorum.Duruşu olacak kişinin ideolojiden bağımsız , mücadele ve çilesi olacak hak yanında olacak! Nuray Mert'i belirtirken boşuna söylemedim erkeklere taş çıkartan bir entelektüel postansiyelinde diye Elif Şafak ve benzerleri yanında. İnsanlar şunu ayıramıyorlar, bir kişi büyük sanatçı, edebiyatçı, bilim adamı, iş adamı olabilir ama bu onu mücadelesi,çilesi,hak arayışı, gerçekleri ortaya çıkarmak için her yerde başkaldırabilen olabilen İNSAN olmuş kişiler ile bir tutmaz.Bir tane Orhan Pamuk bir tane Sabahattin Ali, Nazım Hikmet etmez. Çok iyi roman yazıyormuş eyvallah ama romancı mı kalmadı. Ya da bu kişiyi insan mı yapar, ya da statüko ve konjönktür kölesi olmaktan mı kurtarır? ASLA! Kumarcı Dostoyevski ve karısını döven ,kadın delisi Picasso. Bugün okudum işte mesela bir bayan yazmış bunları. Bu adamların başarısı insan mı yapmış onları ya da entelektüel mi yapmış bu açıdan? Neyse anlamıyorlar bana kızıyorlar sonra. O zaman rokoko diye ayırdığımız bir ideolojik aygıt ürünüdür. Marx da bir entelektüeldir ama solcular rokoko iseler bu Mark'sın suçu değildir ki.Rusya ve Çin de Marks'ın suçu olmadığı gibi. Ve diğer entelektüellerin takipçileri rokoko iseler. Yazı oldukça güzel olmuş.Şu Orhan Pamuk ve nobel olayında demek istediklerimi ve Elif Şafak için anlatmaya çalıştıklarımı ifade etmiş. Emel Hanım halk zaten ne biliyor ki ne olsun, hani ne verdin ne ne istiyorsun da diyor ya adam...

emel 2008-10-29 03:57:16 - 
önemli tespitler kendisi de rokokoya yakın diye düşünüyorum. entellektüeli rokoko olan toplumun halkı da odun mu olure?


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
Share |
ARAMA

YAZARLAR
Gülenay Pınarbaşı
Yol Âyinleri
Filyos, Amasra, Kurucaşile...
Havva Türe
SAADET'TEN AK PARTİYE
Refah'tan yola çıkan Fazilet durağından sonra Saadetli ve Ak Partili olarak yol
Av.Alev Sezen
MİLLİ GÖRÜŞÇÜ UYANIK OL,OYUNLARA GELME
Saadet Partisinin kongresinde yaşananlar Erbakan düşmanları için bulunmaz fırsat
Ülkü Selvi Uslu
ŞEKERLİK
Çocuklar!.. Hem tatlılar, hem yaramazlar; olmazsa olmazlar, iyi ki de varlar.
Şebnem Güler Karacan
AMAN ! 'SAF' KOCALARINIZA DİKKAT EDİN !
Sonra avaz avaz ağlamayın !
Elif Kavakçı
2010 Yaz Trendlerinden Secmeler
Boyfriend Gomlekler: Boyfriend trendi bir kac sezondur son hiz devam ediyor. B
Neslihan Sultan Pala
KOP GEL GÜNAHLARINDAN
Bir anneye çocukların bırak gel! diyen aileler olduğu sürece, kadınlar daha ço
Betül AŞIK
Çıfıt çarşısı gibi bir yazı: Aşka Veda
Hilal Gökçe
BEYAZ ATLETLİ PRENSLER (!)
Yaz geldi güneşlikleri açmaya korkar oldum. Korkumun sebebi güneş falan değil y
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Balçiçek Pamir
Bunlara da erkek diyorlar!
UZUN zamandır böylesine mide bulandırıcı bir hikâye daha okumadım.
Ayşe Böhürler
Kürt hareketine islami fetvalar...
"Kürt hareketi İslami midir, değil midir"
Zeynep Göğüş
Arapların ekseni İstanbul'a kayarken...
Mahrem olanı kamusal alana taşımak neyi dönüştürmektedir?
Leyla İpekçi
'Canlı' nefret, 'ölü' barış...
Bu toplumun 'yetişkinleri' nasıl barış yapacak...
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-