logo  
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR

YORUMLAR
ikbal ablayı çok beğeniyorum.çok zor şeyler yaşa
şimdi nerde peki
iyi ki varsiniz allah sizden bin defa razi olsun h
esra erolu cok seviyorum o programda sadece esra
Gerçekten tüyler ürpertici bir vahşet.avrupanın

01-10-2014
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
Anadolu'ya Adını Veren Kadınlar Kitabı Çıktı
Halk edebiyatı uzmanı, araştırmacı-yazar Gülenay Pınarbaşı tarafından hazırlanan

VİDEOLAR
Gripin - Aşk Nereden Nereye
Gripin'in Romantik Şarkısı
Sus Be AğLama Gözüm ~ Hüseyin Turan
Hergün ağıt yakıp yürek kabartmış
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Yazar Gülenay Pınarbaşı: Anadolu'da kadının adı var
KADINLARIN, ANNELİK, EŞ VE GELİN ROLÜ İLE BAĞLANTILI SIKINTILARIN OLDUĞUNA DİKKA

ANKET
Canan Karatay yağların çok faydalı olduğunu söylüyor
Bence çok doğru
Herkes bir şey söylüyor . Kime inanacağız ?
Yağ bence kile yapar


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

TAZE MEZAR



Her şeyin tazesi mi güzeldir? Ya da şöyle söyleyeyim her şeye tazelik yakışır mı?
Amcam öleli yaklaşık bir ay kadar oldu. O bizim ailenin en büyüğüydü.
Bayram tatilinden de istifade ederek Emirdağ’da ki köyümüze gittik.
Bahçe kapısından girdiğimiz ilk andan itibaren, onun ayaklarını sürüyerek yürüdüğü için derin izler bıraktığı toprak yoldan başlayıp her yerde hala onun varlığını hissetmemek mümkün değildi. Kolay mı? Tam seksen yıl.

Evin içi kalabalıktı. Yengem her zamanki köşesine oturmuştu.
Amcamın oturduğu yerin tam karşısına. Divandaki çukurluk olduğu gibi duruyor. Sanki az önce kalkmış gibi.
Misafirlere nezaketen hatır soruyorum. Yoksa ağzımı bile açmaya takatim yok.
Bu sırada nasılsız dediğim tanıdıklardan biri:
—“İyi olacağız inşallah. Biraz sıkıntımız var ama iyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.” Diye bir başlıyor anlatmaya.
Daha geleli on beş dakika olmamış. Onca insanın içinde bu genç adam: “Ben karımdan boşandım, ama eşya davamız sürüyor. Yeni karım eski kocasından daha boşanamadı şimdi bir de hamile.” Demez mi?

Mevlüt okundu. Misafirlere etli pilav ve tatlı ikram edildi. Babam aşçıların kazanlarıyla ilgilenirken biz mezarlığa gitmek istedik.
Babama:“Bulabilir miyiz mezarı, dedemlerin mezarına yakın mı?” diye sorunca:
—Mezarlığın en sağ köşesinde ki en taze mezar” dedi.
“Taze mezar!” dedim kendi kendime. Bu işte bir yanlışlık, bir gariplik vardı ama çözemedim.
Mezarlığa gidince anladım bunun ne demek olduğunu.
Üzerinden yazlar kışlar geçmiş, toprağında otlar bitmiş mezarlar yani eski mezarlar. İçindeki çoktan toprağa karışmış, sevenleri tarafından belki de unutulmuş…
Ama amcamın mezarını görünce…
“Taze mezar” dedim, yeniden. Daha toprağı sertleşmemiş. Elinle kazsan açılacak. Üstünde daha bir küçük ot bile bitmemiş. Uzun upuzun bir mezar.
Benim amcam iki metreye yakındı.
Belçika’ya ilk giden Türk işçi kafilesindeymiş. Havaalanı onları görmeye gelen Belçikalılarla dolup taşmış. Artık nasıl bir görüntü bekliyorlarsa, böyle sırım gibi delikanlıları görünce bekleyenler hayrete düşmüşler. Kadınlar Türk erkeklerine hayran kalmış. Ama yerleşip oraları mesken tutanların aksine amcam fazla kalamamış, dönüp gelmiş.
Ama kader! Onun kaçıp geldiği gurbet ellere tek erkek evladı olan kuzenim evlenip yerleşti. Almanya’da yaşadığı için babasının son anında yanında olamadı. İzni bitince de, biricik anacığını tek başına bırakıp gözü arkada dönmek zorunda kaldı.

Babaannemin, dedemin ve diğer yakınlarımın mezarları hep burada. Aslında dedem Eskişehirli ama iç güveysi gelmiş bu köye. Bir daha da ayrılamamış.
Ağa olan babası, hiç oğlu olmadığından kızlarını hep yanında çalıştırdığı “Bekâr” adı verilen dedem gibi kimi kimsesi olmayan yetim çocuklarla evlendirmiş. Belki bu yüzden babaannem, dedemin hâkimiyetini hiçbir zaman kabul etmedi. Ve gururlu bir adam olan dedemle aralarında hep bir güç savaşı yaşandı.
Belki de bir Türkmen kadını olmasındandı boyun eğmezliği.
Eşeğin üzerinde tek başına çala, yaylaya, salı sabahları köy postasıyla Aziziye’ye( O Azziye derdi) şimdiki adı ile Emirdağı’na pazara gidişi hayal meyal gözümün önünde.
Rengârenk kumaşlardan kat kat bir giysi olan dokuz etekli saya giyerdi. Kollarında geniş işlemeli, gümüş bilezikler olurdu. İkisi hala bende.
Başına gümüş paralarla süslü fes giyerdi. Üstünden renkli allı güllü, püsküllü başörtüsü sarkardı. Anlından beyaz bir tülbenti katlayıp bant gibi yaparak sıkıca bağlardı başını. Bu yüzden kayıp düşmezdi başındakiler. Kınalı pelikleri yanlarından arkasından sallanırdı. Onlarca peliğinin her birini renkli ipler, kurşunlar, iğde dalları, delikli paralar süslerdi.
Kısaca uzun boylu, beyaz tenli güzel endamlı bir masal kadındı.
Üzerinde bir sürü kemikler, muskalar taşırdı. Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık'taki kadın kahramanları kadar hayal ürünü gibi görünse de gerçekti hem de fazlasıyla.
Cesurdu. Büyüden başka bir şeyden korkmazdı. Onun bu takıntısı yüzünden babamla sık sık tartıştıklarını hatırlarım. Babam bulduğunu attıkça, o boynumuza yeni muskalar takardı.
Bakışından halinden hoşlanmadığı birileri gelip gitse evine, sobanın küreğine üzerlik otu koyup tutuşturur hepimizi ve bütün evi tütsülerdi. Şimdi düşününce bile üzerliğin kokusu hala genzimi yakar.
Benim gibi hayalperest çocuklar için bulunmayacak bir hazineydi vesselam.
Hiç duyulmadık cinli perili hikâyeler anlatırdı. Cinlerin kaçırdığı genç gelinleri, çocukken köylerinin yunan işgali altında geçirdiği günleri öyle bir anlatırdı ki nefesimizi tutar dinlerdik.
Babası köyün ağası ve muhtarı olduğu için evlerine yerleşen yunan subaylarının bozuk Türkçeleri ile babasına sıraladıkları talepleri yunan şivesiyle söylerdi.
Babasının onu ve köyün kadınlarını nasıl sakladığını anlatırdı hep.
Yunanlı subayların kapılarını kilitlemek için taktıkları zincirlerde onun delilleriydi. Bugün bile boş ve yıkılmaya yüz tutmuş evin bütün odalarının kapılarında şahitlik ediyorlar düne.

O zamanlar babaannemin anlattıklarını yazmadığım için çok pişmanım.
Dedemin vefatının ardından uzun zaman yalnız yaşadı. Ömrünün son yedi yılını sol tarafına inen felçle geçirdi. Bu kadar özgür bir ruh için belki en büyük imtihandı bu.
Ama yatağa bağlı kalmak bile onun bu mağrur halini hiç değiştiremedi. Kendisine bakan annem ile yengem o haliyle bile çekinirlerdi kayınvalidelerinden.
Şimdi dedemin yanında böyle sessizce yattığını görünce dayanamadım, mezarını okşadım.

Sonra dönüp baktım taze mezara. Annesi, babası… Neredeyse bütün ailesi buradaydı. İşte o zaman biraz daha rahatladım.



Havva Türe
havvature@gmail.com

2009-12-04 16:45:00



Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
3 artı 7 = *spam koruması
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 4 Bütün yorumlar...
2009-12-11 20:15:55 - 
benim favorimsiniz

Hacer BAYSAL ÖZCAN 2009-12-11 17:50:53 - 
Sayende geçmişe hoş bir yolculuk yaptım.anılar canlandı bir bir gözümde.hafiflediğimi hissettim.sağolasın.yeni yazılarını bekliyorsevgilerimi gönderiyorum.

2009-12-05 13:15:01 - 
bu sefer emirdağı kızdırmadınız...sevgiler


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
sesli köşe oynat / durdur sesli köşe
henüz yok
 

ARAMA

YAZARLAR
Gülenay Pınarbaşı
Siyasetin kapısı kadınlara açıksa neden bu kadar az kadın aday var?
Kadın Koalisyonu, yerel seçimlerde kadın adaylar ve kadınları teşvik edici çalış
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
BEYAZ HALKALAR
Ülkü Selvi Uslu
SABA MAKAMINDA GÜNLERİM
  Neler de yazacakmışım size buralarda… Eh işte, “Neyim değil ne ol
Şebnem Güler Karacan
Bir kadın gazetecinin kıskançlığı ve Zehra D&
Elif Çakır röportaj yapmış, Gezi olaylarında saldırıya uğrayan Zehra D ile&helli
Betül Köroğlu
CEVİZLİ KADAYIF
İşte size dışı çıtır çıtır içi yumuşacık kadayıf tarifi. Yaz aylarında yanına be
Ayla Agabegüm
HALKA HİZMET HAKKA HİZMETTİR
Kardeş sınıf projesi başlatılmalı!
Selcan YILDIRICI
Özgür nesiller yetiştirmeliyiz.
Çocuklarımızı büyütürken onları korumak, kollamak, karınlarını doyurmak, sıcak b
Selen GENÇ
Vicdanlar Nerede?
Bayram öncesi, Atlas Yardım Derneği’nin “Bayramda Bir Çocuk Giydir&r
Jale Kerimol Johnson
Eşlerimizi dışlayarak evliliğimize ne yapıyoruz?
Vedat Bilgiç
Anadolu'nun Ermiş Kadınları, Toplumun Şuuraltı Mirasına Işık Tutuyor
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
İş Sağlığı ve Güvenliği Şirketi-ANKA OSGB
Şebnem Güler Karacan'ın Web sitesi
Haydi Gezelim Gezi Klübü
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-