logo
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
ATV dizisi genç kızları pavyona özendiriyor
Göl ve cips ... Muhteşem yemek sanatı
Hadi Bayram da tebrik kartı atalım.Eskiden olduğu gibi :)
SUÇLU ÇOCUK MU, SUÇA YÖNLENDİRİLEN ÇOCUK MU?
İyi Bayramlar Olsun, Herkese, Tüm İnsanlığa

YORUMLAR
Ramazan bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tü
bu konuyu bende çok yakın takip ettim aynen
Bayram Gelmiş Neyime
kayıp Sinem Yurdanur öldürüldü bence pavyon mavyon
Avcılar Belediye Başkanı'na ihraç istemi varmış. ç

09-09-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
SBS,LGS, VS Sınavlarının soruları da çalınmış olabilir mi ?
Günlerdir süren KPSS artık herkesin kafasını karıştırıyor. Boşa emek harcanıp, k

VİDEOLAR
Cem Karaca- Allah Yar
2010 Ramazan TRT
Hüseyin Turan
Alaydım Elin Elime
Ömür Dedigin-Emel Taşçıoğlu
İsmail Cartılı-Dudu Hakkı
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Tolga Çevik:'Karım yeter eve gel derse, dükkanı kapatırım !'
Komedi Dükkanı'nın yıldızı Tolga Çevik, asker dönüşü ilk kez konuştu

ANKET
12 Eylül Referandumunda ne diyeceksiniz ?
Evet
Hayır


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

Mehmet Ali Erbil eski eşini ve oğlunu çok özlüyormuş !

34 yıllık oyunculuk kariyerinde ilk kez altı ay gibi uzun bir mola alan Mehmet Ali Erbil, bugün Çarkıfelekle yeniden ekranlara dönüyor.

 Boşanma süreci ve oğlu Ali Sadi’nin yaşattığı üzüntüler nedeniyle o altı ayı pek de tatil gibi değerlendiremeyen Erbil’le çekimler öncesi buluştuk, bugüne kadar yaşadıklarını ve bundan sonrasını konuştuk.

 MUTLULUK MAZİ OLDU


Maddiyat haricinde Mehmet Ali Erbil’e getirisi ne oldu bugüne kadar?          
  
- Benimle çok özdeşleşti program. Ayrıca bu program sayesinde oyunculuğumu, müzikal yeteneğimi bir pota içinde erittim. “Çarkıfelek”in hayatımdaki en önemli etkisi budur bence.

Aslında yabancı bir format... Buna rağmen “Çarkıfelek” dendiği anda insanların aklına Mehmet Ali Erbil geliyor. Sanki sizin yarattığınız bir program gibi oldu... 

- Evet ama “Çarkıfelek”in canlı yayınlanması ilk benim fikrimdir. Ve hâlâ canlı olarak bir tek biz yaparız, buna şimdiye kadar başka hiçkimse cesaret edemedi. Üstelik bu teknoloji olmadan önce o harfler arkada değiştiriliyordu. Sorudan soruya geçerken arkada bir ekip yeni kelimeyi hazırlıyordu canlı yayında. Zorluğunu düşünebiliyor musunuz? 

Ve o günlerden bugünlere geldiniz...      

- Evet. Şimdi her şey dokunmatik. Buna rağmen diğer ülkelerde “Çarkıfelek”i canlı yayınlamaya cesaret edemiyorlar. 

BİR ŞİZOFRENİ OYNAMAK İSTERDİM  

Sizi yıllardır “komik adam Mehmet Ali” olarak tanıyoruz. Bir Çetin Tekindor ya da Selçuk Yöntem gibi dramada oynadığınızı göremeyecek miyiz hiç?

- Biz konservatuvarda eğitimimizi drama-komedi diye ayrı ayrı almadık tabii. Ama öyle şartlandı insanlar.

Siz de bu önyargıyı kırmak için pek bir şey yapmadınız ama...

- Doğru, yapmadım. Belki günlük hayatta da enerjisi fazla, hareketli ve neşeli bir adam olduğum için bu tarz roller yakıştırılmıştır bana...

Siz istemez miydiniz peki bir dramada oynamak?

- Tabii isterdim, ama beni heyecanlandıracak bir senaryo da gelmedi açıkçası...

Nasıl bir rol gelmesini arzu ederdiniz?

- İzlediğimiz, beğendiğimiz yapımlar ya da roller var aslında. Ama Türkiye’de kolay üretilmiyor senaryolar...

Neden?

- Senaryo eğitimi veren okullar yok çünkü... Kendi üstün yetenekleriyle bir yerlere gelmiş birkaç senarist var, ancak öyle yürüyor işler. Onlarınkiler dışında iyi senaryo bulmak çok zor...

Hâlâ hayalinizdeki karakterin ne olduğunu söylemediniz?

- Marazi bir tip olsun; hastalıklı, şizofren mesela... Öyle bir karakteri oynamayı isterdim.

SEYİRCİYLE BİRBİRİMİZİ BİRAZ ÖZLEYELİM DEDİM

Yaz tatili yapmak yerine neden çalışmayı tercih ettiniz?

- İnsanlar bütün bir yıl dizileri takip etmekten yoruldular. Ramazan da geliyor. Biraz eğlensinler ve bilgilerini tazelesinler diye böyle bir şov programını uygun gördük. Yaz aylarında başlamasının sebeplerinden biri de şu; onlar beni özlesin, ben seyirciyi özleyeyim, başka bir heyecan olsun istedim ve altı ay kendimi dinlendirdim zaten... İnsanlar tatile giderken biz çalışmaya başlıyoruz şimdi. Bu sene Ramazan da yaza denk geldiği için “Ramazan’dan önce yol alalım” dedik. Erken kalkan erken yol alırmış, o hesap! İftardan sonra “Çarkıfelek” izlenir ve eğlenilir düşüncesindeyiz. Haftanın beş günü canlı yayında olacağız.

İnsanlara ulaşmak, sonrasında da onları elde tutmak çok zor. Özellikle sizler gibi göz önünde olan insanların devamlı kendini yenilemesi lazım. İnsanı ruhen tüketmez mi bu durum?

- Evet, tüketiyor. Programını yapıp evine gitmiyorsun ki... Ertesi gün reyting denen şeyle uğraşıyorsun bir de... Çocuklar senede iki kez karne alıyorlar, biz ise her gün! Böyle bir sendrom var. İstediğin kadar kendine güvenin olsun, istediğin kadar bu işi yıllarca yapmış ol, reyting olayı çok farklı şey.

BENDE YILLARIN YORGUNLUĞU VAR

Altı ay tatil yaptığınızı söylediniz. Nasıl geçti o süre?

- Çabucak geldi geçti. Hayatımda ilk kez televizyondan bu kadar uzak kaldım.

Egonuzu yaraladı mı peki bu uzaklık?

- Yok, çok şükür ne kadar uzak olsam da o sevgiden, ilgiden yoksun kalmadım çünkü... Ama dediğim gibi yorulmuşum biraz. Yılların yorgunluğu var. Programı, ekranı, seyircileri, canlı yayını özlemek iyi bir geldi. Çünkü o ritim içerisinde ister istemez insan psikolojisi ve bünyesi sıkılıyor. Bir yılda non stop 200 program yapıyorsun. Bir de benim şöyle bir ayrıcalığım var; ben her gün stand-up yapıyorum. Sadece “Çarkıfelek” formatını uygulamak değil benimki... Ayrıca metin yazarım da yok, yani her şey benden çıkıyor. Seyirciden, yarışmacıdan espri üretiyorum.

Altı ay boyunca hiç çalışmadınız mı?

- Ufak tefek işlerim oldu tabii. Çünkü seyirciyle bir arada olmak çok farklı bir ego, bambaşka bir haz. Yaşamayan anlayamaz. Başka mesleklerin de hazzı vardır ama bizimkinin adrenalini çok yüksek. Mesela orta yaşlı bir hanım geliyor; “84 yaşındaki annem sizi izliyor” diyor. Bu her sanatçıya nasip olmayacak bir sevgi...

ALİ SADİ BENİ BİLEREK ÜZÜYOR

Minik oğlunuz nasıl? Her istediğinizde görüşebiliyor musunuz?

- Tabii ki... Öyle bir sıkıntımız yok anne-baba olarak. İstediğim zaman bende kalıyor. Ama çocuk tam evden ayrılacakken, beni kahrediyor. Kapıda “Gideyim mi, kalayım mı” diye soruyor bana. 4 yaşında çocuk, olacak şey mi bu! Resmen beni üzmek için bilerek yapıyor. Annesi de “Sana yapıyor bunu. Taviz verme. ‘Çocuğum annene gitmen gerekiyor’ de” diyor. Ama gel de yüreğime anlat bunu! Olacak şey değil. Tanrı bana böyle bir ceza verdi. Felaket bir durum.

Tuğba Hanım’la bir araya gelme ihtimaliniz hiç yok mu?

- Şu anda yok.

Çabalasanız bir şeyler olmaz mı?

- Şu anda yok gibi görünüyor ama büyük konuşmamak gerekiyor.

Bunca yıl sonra yatağın bir tarafının boş olması insanda nasıl bir his uyandırıyor?

- O yuvayı çok özlüyorum. Ben her dönem evliliklerimle gündeme geldim. Uzun soluklu ilişkiler yaşadım. Ailemi özlüyorum gerçekten de... Bir de oğlan etkilenmesin derdindeyim. Önemli olan o...

BEN EREN TALU GİBİ KONUŞMAM

Eren Talu, eski eşi Defne Samyeli hakkında çarpıcı iddialarda bulundu. Hep uzun süreli ilişkiler yaşamış, birkaç kez evlenmiş biri olarak nasıl değerlendiriyorsunuz o açıklamaları?

- Eski eş hakkında bu tarz açıklamalar yapmak ne bana ne de başka bir insana yakışır. Hele de çocuklarımın anneleri hakkında daha da hassas davranırım ben. Ne kadar haklı olsam da her zaman karşımdaki kadını haklı göstermeye çalışırım. Yani o tarz açıklamalar yapmak, konuşmak bana ters...

BANA SOYTARI DİYENLER İŞİMİ YAPABİLİRLER Mİ

- Konservatuvarı bitirmeden, yani daha öğrenciyken profesyonelliğe adımımı atmıştım. Hem oyunculuk hem de televizyon çalışmalarım olmuştu. Ama konservatuvarı bitirip, devlet tiyatrosuna başlangıç tarihim 1976’dır. Tam 34 yıl olmuş. Bazıları hakkımda “Soytarılık yapıyor” diye yazıyor. 34 yıl gel sen yap bakayım bu işi!


Kelebek






2010-07-05 19:39:56


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 1 Bütün yorumlar...
2010-07-06 09:58:40 - 
Mehmet Ali Erbil eski eşini ve oğlunu daha çoook özler


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
Share |
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
ARAMA

YAZARLAR
Ülkü Selvi Uslu
GİT BAŞIMDAN BAKLAVA!
Bir tarafım masa başı çalışanıyken, ruhum ev kadını annem.
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı
Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR!
AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
Elif Kavakçı
Veda
Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Sema Karabıyık
Öğrencisiz Öğretmenler!
Atamasını bekleyen, her güne hayalindeki mesleği insanca koşullarda yapabilmek i
Abbas Güçlü
SINAV İMPARATORLUĞU SARSILDI
TUS ve KPPS ne olacak?
Amberin Zaman
Emine Erdoğan'ın öğrettikleri
Pakistan Ziyareti
BEJAN MATUR
İndus Vadisi'nde merhamet yolculuğu
İndus Vadisi sular altında kaldığı için midir bilmiyorum, bana bitmez tükenmez g
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-