logo
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
EVCİLİK OYUNU! MAHSUSCUKTAN KARI KOCA OLUNAN (!) PROGRAM
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
El Çizgileri Ne Anlatıyor?
Bir Dönem Tarih Oldu!

YORUMLAR
sayın yazarım. doğrusu yaşadıklarını tüm içtenliği
Ben de aynı şekilde düşünüyorum. son üç yılın SBS
sevgili denizkızı, sizi bertaraf edip başkasını te
Yok! Çamaşırsuyunun dozunu azaltamayız diyorsak ba
Yok! Çamaşırsuyunun dozunu azaltamayız diyorsak ba

05-09-2010
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
SBS,LGS, VS Sınavlarının soruları da çalınmış olabilir mi ?
Günlerdir süren KPSS artık herkesin kafasını karıştırıyor. Boşa emek harcanıp, k

VİDEOLAR
Hüseyin Turan
Alaydım Elin Elime
Ömür Dedigin-Emel Taşçıoğlu
İsmail Cartılı-Dudu Hakkı
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
61'LİK PROFESÖRÜN EVLİLİK HİKAYESİ
SEVİL ATASOY, SÜRPRİZ EVLİLİĞİNİ ANLATTI

ANKET
12 Eylül Referandumunda ne diyeceksiniz ?
Evet
Hayır


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

AMAN ELLER YANMASIN! HİZMETE KAVUŞUVERİRSİNİZ MAAZALLAH :)

Gülmeye hazır olun !Ülkü Selvi Uslu'nun kaleminden...

 

        Ne kadar uyanık geçinirseniz geçinin, serbest piyasa koşullarında herkesin bir aldatılma noktası varmış. Hele ki işin hakkıyla yapılması gerekir diye bir önyargıya sahipseniz. Hayır hayır, gösterimdeki filmlerden bahsetmeyeceğim. Benim derdim başka. Eh, bu da aldatılmanın başka şekli olarak pek de konu dışı sayılmaz aslında. Para üstünü kuruş kuruş sayanlardan, ekstrelerini, fişlerle kontrol edenlerden, görüşme ayrıntılarını didik didik inceleyenlerden değilim, uğraşamam. Didiklemesem de fatura dökümanlarını saklarım ne olur ne olmaz. Neden sonra açmadan yırtar, atarım.

        Koca koca firmalar böyle de mi para kazanırmış dedirtecek ve güven anlayışımı yeniden gözden geçirtecek bir durumdu başıma gelen. Bir yıla yakın zamandır telefon faturalarımda alışılmışın dışında bir fazlalaşma dikkatimi çektiyse de kendi gereksiz kullanımlarıma yormuştum. Son ay başka bir hattı kullandığım ve üstelik bedava gün, ücretsiz dakikalar hediyesi vs. uygulandığı halde faturamda değişiklik olmadığını görünce melek dürttü: “ İncele şu dökümanı artık!” Aşina bir dizi kelime dikkatimi çekti ayrıntı listesinde. Cep ne bileyim ne servisi.. karşısında da ücreti. Ben aramışım... Hem de kaç kere... Allah Allah! Nasıl aramışım, niye aramışım derken hatırladım ki, bu bana ikide bir gelen bir bildirim mesajı. Mesaj her hafta gelir ve tamamını okumam bile. İçeriği şöyle gibi: “Cep ne bileyim ne servisinden bilmem kaç kontör bedava kazanma şansınız sürüyor.” Devamında da servislerinden müzik ve semboller talep etmem için şifre verirmiş bana. İşin içine şans girince, “bana çıkmaz” deyip silerim. Zaten ne müziği ne sembolüyle işim olmaz. Meğer bu ilgilenmediğim mesaj başına ücret ödüyormuşum. Bu da aylık en az elli tl gibi bir farka sebep oluyor, kdv’si hariç. Tamam ölmedik bir yıldır ama niye olsun?..

        Sarılıyorum müşteri hizmetlerini aramaya. Bağlanır bağlanmaz şu bildik uyarı: Güvenliğim için konuşmalarım kayıt altına alınacakmış. Aba altından sopa. Biz hak etsek bile  sakın ola bozmayın ağzınızı. Zira bu kayıtlar pop-star olmanız için değil, mahkemede görüşürüz… Bak bak, biliyorlar “kimin ağrır, o bağrırmış” atasözünü. Böylesi güvenli ortamda karşıma çıkan,  hizmet için can atan, bir o kadar da kibar hanıma başlıyorum durumu izah etmeye. ”İşte efendim, benim talebim dışında faturalarıma yansıyan böyle bir ücretlendirme var. Bunun iptali ve geçmiş dönemler için ne yapılabilir?” şeklinde. “Hıımmm!” diyor kibar hanım, “hatta kalın lütfen, size döneceğim” ve fon müziğini dinlemeye başlıyorum. Benim bir yere gittiğim yok da hanımefendi sırra kadem basıyor. Biraz sonra müziğin de canı sıkılıyor, iki yana bakınıp o da sıvışıyor. Hattan düşmüşüm, uyanıyorum. Tekrar arıyorum servisi. Aynı kibarlıkta bir bey çıkıyor, ikinci baskıyı yapıyorum. Ekranından hat bilgilerime ulaşıyor, görüyor ayrıntıları ama bir şey diyemiyor, hık mık ediyor, “ayrılmayın lütfen” diyerek beni müzikle baş başa bırakıyor o da. Müzik bir süre şevkle “dınınını dını nıınn” çalıp duruyor. “Für Ellise miydi ney di bu?” diye düşünürken, o beni tanıyor ve mahcup mahcup susuyor. Yine sessizlik ve hattan düşmüşlük... E kızıyorum ama, anlayış da bir yere kadar. Ortamın güvenliğini bana bağlamayın artık. Tekrar arıyorum, yok öyle bu sefer, iğneleyici tavrımı takınıyorum. Yine yardımcı olabilmek derdinde bir hanımefendi. Ah! Bir de olabilseler, başta hep böyle bunlar, temkini elden bırakmıyorum. Nasıl yardımcı olabilirim? demesiyle soruyorum:

        -Servisinizde kaç kişi çalışıyor acaba?

        - Anlayamadım, neden?

        -Çünkü siz yarım saattir sorunumu dinleyecek üçüncü  kişisiniz ve sıradakilere günün yetip yetmeyeceğini merak ediyorum. Yoksa fakslasa mıydım, vakitten kazanırdık?

        -Hııım, anladım. “Ben yardımcı olmak isterim buyrun.”

       Üçüncü baskıyı da yapıyorum. Hanımefendinin bana verdiği cevap,  “ bu ne bileyim ne servisinin kendi bünyelerinde olmadığı, farklı bir firmadan destek alındığı ve ulaşabileceğim numaralarını verebileceği” oluyor. Soruyorum, peki firma farklı ise ücretini niçin siz faturalandırıyorsunuz ve beni bir yan firma ile niçin muhatap ediyorsunuz. Yani hattım üzerinden kazanç elde etme fırsatını neye göre veriyorsunuz? Siz hizmeti kabul etmişsinizdir hanımefendi diyor, bu durumda bizim yapabileceğimiz bir şey yok, lütfen verdiğim numarayla görüşün konuyu.

         Hazır ısınmışken devam etmek istiyorum. Verilen numaradan karşıma çıkan yine çok cici bir hanıma sorunumu arz ediyorum. Fakat efendim, onların bu çok elzem hizmetini ben bir şekilde kabul etmişmişim. İnternet sayfalarında reklamları varmış, oralara telefonumu yazmış olabilirmişim, bana öyle ulaşmışlarmış. Mümkün değil, ben adımı bile doğru yazmıyorum nette, bu tedbiri de onlardan öğrenecekmişim şimdi. Bakın diyorum karşınızda bununla ilgilenebilecek genç takımından biri olsa, deyin ki hizmeti kabul etmişim. Yaşım, başım şu, sizin sembolünüzle, müziğinizle işim olmaz, telefonumun mevcut melodileriyle bile ilgilenmem ki sizden müzik isteyeyim. Tırınım tırınım çalsa yeter bana. Efendim, yakınmam yersizmiş aslında. Gerektiği şekilde müzik-sembol hakkımı kullansaymışım çok ucuza bile gelecekmiş. Benim teknolojik becerim, zevkim onları ilgilendirmezmiş. Onlar, bu çok talep edilen hizmetlerini en iyi şekilde veriyorlarmış da benim yakındığım durum meğer avantajmış. Yanlış anlamayayımmış, benim yaşım ve zevksizliğim değilmiş vurgulamak istedikleri. Onlar mesajlarını gönderirlermiş, ben talep edersem karşılığını alırlarmış. O arada şunu öğreniyorum ki, servisleri şu şekilde bir ilk mesaj gönderiyormuş: “ İşte, sizin için şöyle avantajlı bir teklifimiz var, istemiyorsanız “hayır” yazıp gönderin.” Ha tamaaam!!! bakıyoruz ki problem burada. Durduk yerde kucağıma atıyorlar ve ben zahmet edip “hayır” yazmazsam gül gibi hizmeti kabul etmiş oluyorum. Yani istiyorsanız "evet" yazın durumu değil sözkonusu kabul; biz sizi abone yaptık bile, istemiyorsanız “hayır” yazın. Böyle zorlamaya ihtimal vermiyorsanız “hoop” diye hizmete kavuşturuluveriyorsunuz. Ne güzel diyorum, ne güzzell; bir şekilde köyden dedeme ulaşsanız dayatacaksınız hizmeti. Bari “Aman bre deryalar” rastlasaydı müzik olarak, eşliğinde de bir ayçiçeği sembolü telefon ekranına. Anlamaz yoksa başkasından, ziyan gitmesin güzelim hizmet... Bizi insanların sosyal durumu ilgilendirmez diye cevaplıyorlar… Artık tahammül sınırım aşılıyor ve sıralıyorum. Sahi miiii, ne ilgilendiriyor efendim sisteminizi (çarkınızı)? Aboneler üzerinden elde etiğiniz haksız kazançlar mı? Kimi, kaç mesaj dolandırırsanız kâr mı sayıyorsunuz? Ne üretip ne pazarlıyorsunuz siz? Pekiyi o zaman benim de güzel hizmetinizin tanıtımına katkım olur, bilgilendiririm eşi dostu bundan sonra.” deyip çıkıyorum güvenli kayıt ortamından. O arada lafı kerpetenle aldığım üzere “ıptal” yazıp bu güzelim hizmetle yollarımı ayırıyorum.

        Hani klasik temennisidir başına musibet gelenin; samimiyetten mi, sihrinden mi bilmem. Kameraya dönüp kuzu kuzu, “Benim başıma geldi, kimsenin başına gelmesin istiyorum” derler. O misal yazdım; ben yandım, eller yanmasın. Siz siz olun, gelen sistem mesajlarını sonuna kadar okuyun. Evet mi yazacaksınız, hayır mı yazacaksınız iyice bir anlayın. Ortalık hizmet kaynıyor, maazallah kavuşuverirsiniz...

Ülkü Selvi USLU



2010-05-13 14:30:12


Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 4 Bütün yorumlar...
gulseren 2010-05-23 03:31:08 - 
Ulku hanim bizleri aydinlattiginiz icin tesekkurler .

zehra akbıyık 2010-05-15 16:16:37 - 
çok güzel yazınız.

serpil 2010-05-13 16:14:06 - 
geçmiş olsun......


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
ADnet Reklamları Siz de reklam verin
ARAMA

YAZARLAR
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR
Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler...
Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta...
Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı
Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
Ülkü Selvi Uslu
HAZIR RAMAZANKEN
Bu yazdan geçtim; çalayım göle mayayı da belki seneye kurtarırım memleketi.
Hilal Gökçe
SEVDİKLERİNİZİ DİNLEYİN ÇOK GEÇ OLMADAN!
İnsanlarla öylesine yüzeysel ilişkiler kuruyoruz ki; kimsenin birbirini anlamama
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR!
AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
Elif Kavakçı
Veda
Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
Neslihan Sultan Pala
ÖTEKİ
Sadece Allah-ü Teala'nın emri olduğu için örtüyü takmaya karar verdiğim ilk gün
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Nihal Kemaloğlu
Milli anayasayla küreselleşmenin hukukuna geçiş
NAZLI ILICAK
Nazlı Ilıcak'dan 'villa' iddiası
Liderler arasında havuzlu villa tartışması sürerken Nazlı Ilıcak köşesinden bunl
Cihan Aktaş
Gecede 'hayır' aramak
Cihan Aktaş, Medya-Sofa sahurunu yazdı
NİHAL B. KARACA
Tel tel sayarım zülfünü...
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-