 |
ANKET |
|
|
|
|
|
 |
TARİHTE BUGÜN |
|
|
|
 |
Cinnet geçiren intihar ediyor ! Bize neler oluyor ? |
Çevrenizde her an birileri intihar edebilir. Siz bile !Peki intiharla ilgili doğru ve yanlışlar neler ? Dinimiz intihar hakkında ne diyor ?
Dünyada ortalama olarak her 3 saniyede 1 kişi intihar girişiminde bulunmakta; her 40 saniyede 1 kişi intihar sonucu yaşamını yitirmektedir.
Asker cinnet geçiriyor...
Öğretmen cinnet geçiriyor...
Lise öğrencileri cinnet geçiriyor...
Ve ardından da intihar ediyorlar...
Peki intihar nasıl bir şey ?
İNTİHAR HAKKINDA NELER BİLİYORUZ ?
Eninde sonunda herkesin kendini öldürmek için geçerli bir sebebi vardır. Fakat intihar eden kişi diğerleri ile uzun süre iletişim kurmuş, onlardan yardım beklemiştir; intihar ise kişi için genellikle son çare olmaktadır. İntihar edenlerin büyük bir çoğunluğu bu niyetlerini eylemlerinden önce doğrudan veya dolaylı olarak arkadaşlarına veya yakınlarına anlatmışlardır.
Halk arasında yaygın olan bazı yanlış kanılar vardır ki, bunlar intihara eğilimi olanlar için tehlikeli ve teşvık edicidir. Bu tür yanlış kanılar yerine doğru olanları bilinirse, intihar niyetleri olan birçok kişinin bu niyetleri çok önceden anlaşılmıs ve yardım edilmiş olabilecektir.
Farberow ve Leonard bu konudaki yanlış kanıları ve doğru olan şekillerini bir liste halinde toplamışlardır:
Yanlış
İntihar hakkında konuşanlar intihar etmez.
Doğru
Kendini öldüren her on kişiden sekizi intihar niyetlerini daha önce kesin uyarılarla bildirmislerdir.
Yanlış İntihar eden kişiler gerçekten ölmek niyetindedir.
Doğru İntihara kalkışanların bir kısmı ölmek ve yaşamak arasında karar verememişir. Yanlış İntihar uyarısız olur.
Doğru İntihara kalkışan kişi bunu çeşitli yollarla bildirir. Bu yollara karşı alarmda olursak intihar önlenebilir. Yanlış
Bir kişi intihar etme eğilimindeyse, bu sonsuza kadar devam eder.
Doğru Bu kişilerde intihar etme arzusu kısıtlı bir süre için olur. Kurtarılabilirlerse, hayatlarının geri kalan kısmını mutlu olarak yaşayabilirler.
Yanlış Bir intihar krizinden sonra intihar riski sona ermiştir.
Doğru
Birçok intihar ilk girişimten sonraki bireyin sağlıksız fikirlerini eyleme geçirebileceği enerjıye sahipken üç ay içinde olmuştur. Yanlış
İntihar olayları zenginler arasında veya tam tersi fakirler arasında görülür.
Doğru
İntihar ne sadece zenginin ne de fakirin sorunudur. Toplumun her kesiminde olmaktadır ve de çok demokratiktir.
Yanlış İntihar bir ailede genetik olarak bireylere aktarılan bir mirastır.
Doğru
İntihar aileye dadanmaz. Sadece bireyin sorunudur ve önlenebilir. Yanlış
Bütün intihar eden bireyler kafaca hastadır.
Doğru Yüzlerce intihar olayında intihar edenler çok mutsuzdurlar; fakat bu, onların kafaca hasta olmalarını gerektirmez. İNTİHAR DÜŞÜNCESİ, İNTİHAR GİRİŞİMİ ve GERÇEK İNTİHAR
Yakın bir geçmişe kadar intihar girişimleri, yani ölümle sonuçlanmayan intihar olayları, ölümle sonuçlanan intiharların bir alt-kategorisi olarak ele alınmış ve girişimde bulunup, bunu başaramamış olanlar ise sadece ölüme ulaşamamış kişiler olarak değerlendirilmiştir.
Son zamanlarda yapılan birçok araştırma intihar girişimleri ve gerçek intiharların farklı dinamiklere sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bundan dolayı, intihar olgusunu temel boyutları bakımından farklı davranışlardaki kategorilere ayırmak gerekmektedir. Bu kategoriler:
İntihar düşüncesi: İnsanların büyük bir çoğunluğu yaşamlarının belli dönemlerinde intihar etmeyi düşünmüşlerdir. Çünkü insan, her zaman ölümü ve ölümden sonrasını merak etmiştir. Bundan dolayı, kendi hayatına kendisi son vererek bu merakını tatmin edebileceğini düşünür. Böyle bir düşünce, insanın zihinsel faaliyetlerinin bir sonucudur; anormal birşey değildir. Bu tür düşünceleri kafalarından geçirenlerin büyük bir bölümü bunu uygulamaya geçirmeyerek, sadece düşünsel alanda bu eylemi gerçekleştirerek ölümlerinden sonra nelerin olabileceğini tahmin etmeye çalışırlar.
İntihar tehditleri: Bazı kimseler, istedikleri bir şeyi elde etmek için intihar tehditleri savururlar. Böyle bir davranışla istediklerini elde edenlerde bu davranış biçimi adeta alışkanlık haline gelebilir. Bu tür tehditler savuranlar diğerlerinin ilgisini, yardımlarını sağlama amacı güderler. Çevredeki kişiler bu tehditleri ciddiye almazlarsa, bazen göstermelik ve hatta gerçek intihar girişimleri ortaya çıkabilir.
Göstermelik intihar girişimi: Şaka yapmadığını, kendisini gerçekten öldürebileceğini göstermek amacıyla, tehditlerine cevap alamayan kişiler göstermelik intihar girişiminde bulunurlar. Fakat eyleme girişmeden önce, diğerlerinin kendisini kurtarmaları için birçok açık kapı bırakır. Örneğin; kişi ilaç içtiğini ve intihar edeceğini bir yakınına telefonla bildirir. Böylece, onun gelip kendisini kurtarmasını sağlar. Artık, istediği şeyi elde etmesinde diğerleri daha tavizkar davranacaklardır. Bazen de, özellikle sanatçılar, halkın kendilerine karşı azalan ilgilerini tekrar kazanmak amacıyla göstermelik intihar girişiminde bulunurlar veya bu yolda haberler yayarlar. Böylece basın ve kamuoyu günlerce bu kişiden sözeder.
Gerçek intihar girişimi: Göstermelik intihar girişimlerinin yanısıra, gerçek intihar girişimleri de vardır. Böyle bir eylemde bulunan kişi, ölmeyi gerçekten istemekte, fakat seçtiği yöntem ve zamanlama nedeniyle amacına ulaşamamakta ve diğerlerince kurtarılmaktadır.
Önceden bir intihar düşüncesi olmaksızın meydana gelen intihar: Bazı durumlarda ise, kişide önceden bir intihar düşüncesi olmadığı halde ortaya çıkan intihar olayları vardır. Ölmek niyeti olmaksızın, örneğin; bir kişi, ölürken insanın neler hissettiğini merak ederek kurtulma niyetiyle kendini asabilir, ama kurtulamayarak ölür. Gazetelerde bazen bu tür olaylara rastlanılmaktadır. Bunun yanısıra, değişik amaçlarda bu tür olaylar olabilir. Örneğin; Stearn’ın bir arştırmasına göre, 13-19 yaşları arasındaki erkeklerin intihar niyetleri olmadan, sadece orgazm olmak için kendilerini astıkları ve ölü bulundukları görülmüştür.
Gerçek intihar: Gerçek intihar olarak adlandırılan davranışta en temel koşul eylemin ölümle sonuçlanmasıdır. Fakat, yukarıda da bahsedildiği gibi, bazı olaylarda kişinin amacı ölmek olmadığı halde, eylemi ölümle sonıçlanmaktadır. Bunlar bir istisna olarak kalıp, fazla bir oran teşkil etmezler. Niyeti gerçekten ölmek olan girişimciler ise, bu eylemlerini tekrarlayarak amçlarına ulaşmayı başarabilirler. Tabii, eylemlerini tekrarladıklarında daha öldürücü metotları seçerler.
İntihar girişimleri ve gerçek intiharlar arasındaki farkları ortaya çıkarmak amacıyla yapılan araştırmalardan bazılarına kısaca değinmekte yarar vardır.
1957 yılında Los Angeles’ta yapılan bir araştırmaya göre, intihar girişimlerinin % 69’u kadınlar, % 31’i erkekler tarafından yapılmıştır. Gerçek intiharlarda ise % 70’i erkekler, % 30’u kadınlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Yaş bakımından, girişimlerde en yüksek oranlar erkeklerde 32, kadınlarda ise 27; gerçek intiharlarda 42 yaş her iki cinsiyet için de en yüksek oranı teşkil etmektedir.
Ülkemizde de araştırma sonuçları benzer durumları yansıtmaktadır. Kadınlarda girişimler, erkeklerde gerçek intiharlar daha çok görülmektedir. Her iki cinsiyette de yaşın ilerlemesi ile birlikte intihar girişimleri azalmakta, gerçek intiharlar ise artmaktadır.
Stengel’e göre, “intihar girişimleri ile gerçek intiharlar bazı noktalarda çakışan, aslında birbirinden büyük ayrılıkları olan iki grup insana has davranışlardır.”
Farberow ve Shneideman da aynı kanıyı desteklerler. Yaptıkları araştırmalara göre, gerçek intiharlarda insan, kendi içindeki yıkıcılık içgüdülerinin etkisiyle ölümü aramaktadır. Girişimlerde ise, insanlararası faktörler önemlidir; yani, kişilerarası çatışma ve geçimsizlikler. Gençlerdeki girişim oranının fazla olmasını bu sonuca bağlayabiliriz. Çünkü araştırmaların ortak sonuçlarına göre, 17-35 yaşları arasında intihar girişimleri tüm intihar girişimlerinin %65 ile % 77’sini oluşturmaktadır. Yaşlılıkta ise insan kendisi ile çatışma halinde ve hayata küsmüş durumdadır. Böylece, saldırganlığının hedefi kendisi olmaktadır.
Kadınlarda girişimlerin fazla olmasının nedeni seçilen yöntemden de büyük ölçüde kaynaklanmaktadır.
İntihar girişimleri, gerçek intiharlardan ortalama on kat fazladır. Buna göre, yılda İngiltere’de 60.000, ABD’nde 200.000 intihar girişimi olayı görülür.
Fıkıh – İntihar Olayları ve İslama Göre Hükmü / Süleyman Ramazanoğlu
Önceden beri toplumumuzu hatta bütün toplumları üzen, tedirgin eden, son haftalarda daha da artan intihar olaylarından bahsetmek istiyoruz bu yazımızda, kıymetli okuyucular...
İntihar:Insanın kendi canına kıyması, öldürme yöntemlerinden biri ile kendi hayatına son vermesi olayıdır. Bütüm toplumlarda görülen bu olay esefle söyleyelimki son zamanlarda daha da artmaktadır. Basından okuduğumuza göre ülkemizin bazı yörelerinde son aylarda ve haftalarda bu tür olaylara daha kısa aralıklarla ve dahada çok şahit olunmaktadır.
Yine basından öğrendiğimize göre Diyarbakırda 134 intihar teşebbüsü olmuş, bu teşebbüslerden 26’sı ölümle sonuçlanmıştır. Bunların 17’si kadın 9’u erkektir. Batmanda son dört ayda 76 intihar teşebbüsü olmuş, bunlarında 26 sı ölümle sonuçlanmıştır. Ölenlerin ise 22’si kadın 4’u erkektir. Muşta son 6 ayda 28 genç kız intihar etmiştir. 4 ayın toplam bilançösü 250 intihar teşebbüsüdür. Ayrıca Rotterdamda yakınımızda oturan bir genç de, geçtiğimiz haftalarda intihar ederek hem ailesini hem de cevresini özmüştür.
Olayı sosyolojik ve psikolojik açılardan değerlendirenlerin bazı tesbitleri basına şöyle yansıdı.
*Aile içi baskılar. Özellikle genç hanım kızların, evli insanlarla veya istemedikleri kişilerle evlenmeleri için baskı yapılması.
*Televizyon programlarıyla insanların bir şeylere veya birilerine özendirilmeleri.
*Korku ve ümitsizlik.
Ayrıca biz bu yazıyı kaleme alırken İstanbulda bir kişinin, önce eşini sonra üç çocuğunu öldürüp sonra da silahını kendisine çevirerek intihar ettiğini haber veren televizyon kanallarından bazılarının, olayın dedikodu yüzünden, bazılarının ise cinayeti işleyen şahsin işlerinin kötüye gitmesi sebebiyle meydana geldiğini haber yapmalarının iki önemli sebebi daha (dedikodu ve iş düzeninin bozulması) araştırmacıların önüne koymuştur. Yapılan bu tesbitlere katılmakla birlikte bunlara ilave edebileceğimiz çok önemli bir diğer husus daha varki o da toplumumuzda gün geçtikce arttırılmak istenen inanç zayıflamasıdır.
Yukarıdaki maddeler üzerinde, kunuyla ilgilelen uzmanlar durdular ve duruyorlar. Biz ise konunun inançla ve islamla ilgili olan yönünü ele alacağız.
Genel anlamda insan öldürmek “Ekber-ul-Kebâir” yani büyük günahların en büyüklerindendir. Bir insanı haksız yere öldüren “bütün insanları öldürmüş gibidir.” Ayrıca bir insanı ölümden beri alıp hayata döndüren de “bütün insanları hayata döndürmüş gibidir.” Diye israil oğullarının üzerine yazıldığı Kur’an-ı Kerimde haber verilmektedir.”(bakınız maide süresi 32)
Zira insan kıymetli bir varlıktır. Bu varlığın canını, malını ve ırzını (namusunu) İslam korumaya almıştır ve bu üç şeyine dokunmayı haram etmiştir.
İmanı bütün olan bir müslüman başkasını öldüremez. Hatta, içine korku salacağından dolayı şakadan bile olsa, silahını bir müslümana doğru çeviremez.
Kur’an-ı Kerimde, rahman olan Allah’ın kullarının özellişkleri anlatılırken “onlar ki, Allah’la beraber başka bir ilâha ibadet etmezler; Allah’ın haram kıldığı nefsi haksız yere öldürmezler, zina yapmazlar, kim de bunları yaparsa, günahının cezasına kavuşur.
Kıyamet günü de azabı katmerleşir ve bu azab içerisinde hakir olarak ebedî kalır. (Furkan Süresi 68,69)
Ayet-i Kerimedeki “Haklı öldürme hariç...”ifadesinden dolayı insan öldürenlerden hiç kimse kendisine suçsuzluk payı çıkaramaz. Çünkü ölüm cezasının sadece üç çeşit suçtan dolayı verilebileceğini ve bunlar da insan öldürme suçuna karşılık kısas cezası, zina suçunu işleyenlere verilen recim (taşlama) cezası ve bir de dininden dönenlere verilen cezalardır. Bu cezalar ancak mahkeme tarafından kesin delillere dayanılarak verilirse haklılık kazanabilir.
Yargısız infazların hiçbirisinin haklılıkla zerre kadar alakası yoktur. Bunu ister fertler kendi adına yapsın isterse devlet adına yapsın, asla kabul edilemez.
Kur’an-ı Kerimde “Kim de bir mü’mini kasden öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azab hazırlamıştır. (Nisa süresi 93) buyurulmaktadır.
Kıymetli bir varlık olması itibariyle insanın varlığını hedef alan saldırıların hem dünya hem de ahiret cezası bu ölçüde büyük olacağı bildirilmektedir. Katil, Allah’ın nezdinde dünyada lanetlik bir kişi haline düşmüştür, Allah’ın gazabına uğrayıp rahmetinden uzaklaşmıştır. Ahirette de büyük bir azab onu beklemektedir.
Yazımızın başlığı intihar olduğu halde buraya kadar insan öldürmenin hükmünü anlatmaya çalışmamız intiharın nekadar büyük günah olduğunu daha iyi anlatabilmek içindir.
Dinimiz, insanın kendi kendisini öldürmesini, başkasını öldürmesinden daha vahim ve daha büyük bir günah saymıştır.
İnsanın canı kendisine emanettir. Hiç kimse kendi canının sahibi değildir. Kendisi üzerinde hiç kimse dilediğini yapmaya yetkili de değildir. Bütün semavî dinlerin günümüze kadar ortak taşıdığı özelliklerinden birisi “Nefsi (canı)korumak”tır. Bu , insan oğluna yüklenen önemli bir sorumluluktur. İnançlı insanlar bu sorumluluğun idraki içinde olduğu içindir ki en ağır hayat şartları karşısında bile böyle bir yola baş-vurmamışlardır ve de vurmazlar. Çünkü canını korumak imanın gereği olduğuna inanmışlardır.
“İnsanların, musibet yönünden en ağırına maruz kalanları peygamberlerdir, sonra velilerdir, sonra derecesine göre bunlara benze-yenlerdir.” Şeklindeki sadık haber ortada olduğu halde bu zatlardan böyle yollara başvurulduğu görülmemiştir.
Peygamber (s.a.v) zamanında böyle bir yola baş vuranlar olmuşsa da cenazeleri, peygamber (s.a.v) tarafından kıldırılma nimetinden mahrum bırakılmışlardır.
İntiharın Ahiret Yönü: Intihar edenler, hayatlarına son vermekle rahata kavuşacaklarını zannederler, halbuki hiç de böyle değildir. Ahirette tahammul etmesi çok zor cezalara çarptırılacağını şu hadis-i şeriflerden birlikte öğrenelim.
1-Dahhakin oğlu Sabitten; dediki: Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim İslam dininden başkası ile yemin ederse o, dediği gibidir. Kim kendi kendisini bir şey ile öldürürse, cehennemde aynı şey ile azab edilecektir. Mü’min bir kişiye lanet etmek onu öldürmek gibi günahtır. Kim bir mü’mine küfür isnad ederse bu da onu öldürmek gibidir.” (1)
2-Ebu Hureyre (r.a) den; Resulullah (s.a.v) dan naklen dediki: “Kim bir tepeden kendini aşağıya atıp, kendi kendini öldürürse o, ebediyyen devamlı Cehennemde yuvarlanır. Kim zehirli bir madde içerek kendini öldürürse o, ebediyyen elinde zehiri olacak ve devamlı cehennemde onu içecektir. Kim kendini demirden bir aletle öldürürse o, demir aleti elinde ebediyyen cehennemde onu karnına saplayıp duracaktır. (2)
Görülüyorki intihar kurtuluş çaresi değildir, aksine ebedi olan ahiret hayatını karartmaktadır. Kurtuluşun yolu sırat-ı müstakîm diye ifade edilen hak yolda yürüyüp başa gelen musibetlere karşı sabır ve tehammüllü olmaktır. Her zorluğun arkasında bir kolaylık her mağlubiyetin arkasında bir zafer vardır. Eğer insanlar inanarak kararlılık gösterebilirse...
İntiharın Fıkhı Hükmü: İslam Alimleri, müctehid imamlar intihar edenin cenaze namazının kılınıp kılınmayacağı konusunda farklı görüşler ileriye sürmüşlerdir. Bu farklılığın sebebi de Resulullah (s.a.v)’in gününde meydana gelen şu olaydır:
Sümrenin oğlu Cabir’den dediki: “bir adam kendi kendini bıcakla öldürdü de Resulullah (s.a.v) onun cenazesini kılmadı” (3) Bu rivayete dayanarak bazı müctehid imamlar intahar edenin cenaze namazının kılınamayacağını söylemişlerdir. İmam Azam hazretleri başta olmak üzere diğer üç mezhebin imamı cenazenin kılınabileceğini ancak büyük imamın yani devlet yöneticinin kıldıramayacağını söylemişlerdir. Bunların gerekcesi de Resulullah (s.a.v)’in intihar eden kişinin cenaze namazını kılmamasını ancak başkasının kılmasını engellemediğini söylemeleridir. Yani Peygamber (s.a.v) o kişinin cenaze namazını kılmamıştır ama başkalarına da kılmayın dememiştir. Bu itibarla bu hâdiseye tepki olsun diye imam kendisi değil de başkaları kılabilir demişlerdir.(4)
Her halukarda ihtilaflı bir konu olduğunu düşünerek insanların böyle bir yola başvurmaktan şiddetle sakınmaları gerektiğini söyleyerek burada yazımızı noktalarken böyle bir duruma tevessül edenlerin yakınlarına baş sağlığı dileyerek bütün insanlar böyle bir duruma düşmekten korumasını yüce Mevladan niyaz ederiz.
Kaynaklar : www.intihar.de www. akademi.nl
2010-04-01 19:58:51 |
|
|
|
|
 |
YAZARLAR |
Havva Türe
EYVAH! İFTARA MİSAFİR VAR Birkaç gün üst üste iftara davetli olup, orucun da rehavetiyle bütün işleri seri
|
Şebnem Güler Karacan
Kedi gibi mırıldanan kadınlar ve onlara koşan erkekler... Son zamanlarda sıklıkla gördüğüm aldatma aldatılma vs olaylarında gördüm ki...Ke
|
Betül AŞIK
Sana Yürüyorum Karanlıkta... Cırcır böceklerinin sesleriyle şenlenmiş karanlık bir yolda yürüyorum sana ulaşa
|
Gülenay Pınarbaşı
Şeyh Galib'e Saygı Kendine hoşca bak; sen dünyanın özüsün. Bütün yaratıkların gözbebeği olan insans
|
Ülkü Selvi Uslu
HAZIR RAMAZANKEN Bu yazdan geçtim; çalayım göle mayayı da belki seneye kurtarırım memleketi.
|
Hilal Gökçe
SEVDİKLERİNİZİ DİNLEYİN ÇOK GEÇ OLMADAN! İnsanlarla öylesine yüzeysel ilişkiler kuruyoruz ki; kimsenin birbirini anlamama
|
Av.Alev Sezen
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÖREVDEN ALINMALIDIR! AKP döneminde başlayan kilise restore etme ve ibadete açma furyası son sürat dev
|
Elif Kavakçı
Veda Teksas'ta, güneyin sıcağını, rahatlığını, yavaşlığını ve huzurunu bırakıp, kuz
|
Neslihan Sultan Pala
ÖTEKİ Sadece Allah-ü Teala'nın emri olduğu için örtüyü takmaya karar verdiğim ilk gün
|
Deniz Arcak
Kadın olmak, Aaaa Evet Şöyle ki;
|
| Tüm Yazarlar |
|
|
|