logo  
ok ok ok ok ok ok ok ok
ÇOK OKUNANLAR

YORUMLAR
ikbal ablayı çok beğeniyorum.çok zor şeyler yaşa
şimdi nerde peki
iyi ki varsiniz allah sizden bin defa razi olsun h
esra erolu cok seviyorum o programda sadece esra
Gerçekten tüyler ürpertici bir vahşet.avrupanın

02-10-2014
  ok Ana Sayfa
  ok Gündem
  ok Bilge Kadın
  ok Edebiyat
  ok Eğitim
  ok Foto Galeri
  ok Kadın Haberleri
  ok Görmeden Geçme
  ok Sağlık
  ok Kadınlar Pazarı
  ok Medya
  ok Bugün ne pişirsem
  ok Gülümse
  ok Çocuk
  ok 5 M
  ok Düşünce
  ok Ev Hali
  ok Araştırmalar
  ok Müzik
  ok Kültür-Sanat
  ok Pratik Bilgiler
  ok Özel Dosyalar
  ok Röportaj

KADINHABER ÖZEL
Anadolu'ya Adını Veren Kadınlar Kitabı Çıktı
Halk edebiyatı uzmanı, araştırmacı-yazar Gülenay Pınarbaşı tarafından hazırlanan

VİDEOLAR
Gripin - Aşk Nereden Nereye
Gripin'in Romantik Şarkısı
Sus Be AğLama Gözüm ~ Hüseyin Turan
Hergün ağıt yakıp yürek kabartmış
Tüm Videolar

RÖPORTAJ
Yazar Gülenay Pınarbaşı: Anadolu'da kadının adı var
KADINLARIN, ANNELİK, EŞ VE GELİN ROLÜ İLE BAĞLANTILI SIKINTILARIN OLDUĞUNA DİKKA

ANKET
Canan Karatay yağların çok faydalı olduğunu söylüyor
Bence çok doğru
Herkes bir şey söylüyor . Kime inanacağız ?
Yağ bence kile yapar


Anket Sonuçları

TARİHTE BUGÜN

YÜPYÜKSEK ÖKÇELER
           Ömer Seyfettin’in “Yüksek Ökçeler” hikayesini bilirsiniz. Niçin benim aklıma gelmez böyleleri ayrı dert. Anca millet düşünsün, ben hazıra konup üzerine maydanoz olayım. Neden sonra fırsat bulup hevesim gelmişken, şu masanın altındaki sivrisinek bıraksa rahat yazacağım. Hemşirenin lastikle bulamadığını bu hayvan kaşla göz arasında nasıl bulur da dakikada bilmem kaç kez sondajlar, ona da hayret.  Gördüm ama, şimdi  yiyecek şaplağı...        

 

         Bu hikayede on üçünde yaşlı biriyle evlendirilmiş bir Hatice Hanım vardı hatırlarsanız. Evlilikten nefret etmiş, bir taraftan da temizlik ve namusluluk abidesi. Yanında bir sürü çalışanı; ki tikir tikir dolanıp günde on kere kontrol eder hepsini. Zamanının gereği, hayli de Batı özentili. Zira timsali yüksek ökçeleri kısa boylu, zengin, sonradan dul hatunun. Yazdırtmayın bana elalemin hikayesini yeniden, biliyorsunuz onu. Hani hastalanır da doktoru der; derdinizin çaresi düz, rahat, yumuşak terlikler... Çıkarır da topukluları bir rahat eder, tüm ağrıları geçer. Fakat o mükemmel çalışanlarının basmadığı rezilliği kalmaz birden evin her yanında  tısıl tısıl gezinirken. Sonra bakar ki başedemeyecek, onu gör bunu gör; giyer yeniden yüksek ökçeli ayakkabılarını ve adeta bir kör gibi gözünün görmediğinden rahat olur vicdanı; sızım sızım ağrısa da her yanı.

         Şimdi onun gözünü yumduğu noktadan gelelim bana ne göründüğüne. Ne göreceğim efendim; yine kim olmuşum da gümüşünden ahkam keseyim? Bunlar öylesine naçizane sezgilerim ki rahat bırakmazlar altın olup çenemi tutabileyim. Bugünlerde tam sezonu; ilköğretiminden yüksekokuluna bir mezuniyet balosu, bir sünnet ya da bir evlenme töreni gibi şık şıkıdım arz-ı endam edilesi bir kutlama sizin de derdiniz olmuşsa; yahut öylesine varsa bir kavafiye dolaşmışlığınız farketmişsinizdir bir ayak bunlarla nasıl rahat eder dedirten, göğe merdiven dayamış topukluları. Bana öyle geliyor ki onca kazan kaynıyorken her tarafta, biz kadınlar cenahında çağın sorunu olacak bu yüksek topuk durumu. İnanın bu kadar alıp başını yürüdüğünü bilmiyordum meselenin. Kısa boyun bu kadar sorun olduğunu, durduk yerde başımızın o denli göğe ermesi ve de uzunmuş gibi olmamız gerektiğini, küçücük kızların bile bu dertten muzdarip olduğunu... Yoksa nasıl nasıl dile getirirdim şimdiye, bebe mağazalarının vitrinleri yüksek ökçelerle dolmadan önce. Artık, geçenlerde yaptığım gibi mağazanın orta yerinde “Bu neyin arzıdır kardeşim, kim talep ediyor bunları?” diye piyasanın kulak zarını patlatırcasına avazım çıktığı kadar sesli düşünmüşüm ne yazar. Ne çare raflarda sıra sıra dizilmişken minicik ayaklara göre lameden, doreden sivri topuklu ayakkabılar. Anası babası artist bir Batılı cimcimenin ayağındaki, benim  bacımın kucağındaki bukleliye bu kadar mı çabuk sirayet eder? Vah yazık! Diğer yandan da sokaklarda dövünürüz vay efendim, üç kere dört edermiş çocuk gelinler diye.

         Suçu, göşterişe meraklı anasının kurbanı oncağıza mı bulsak doğru, yoksa kendi aymazlığımıza mı? Neydi  adı “saça miya” mıydı, kimdi? Yok yok, onun topuklu ikoncan olmak için daha var birkaç senesi;  “surriii” ydi herhal. Zaten diğeri olsaydı bizim Bolulu Emine Teyze sormuştu şimdi: N’apamiya napamiyaaa? Yapıyorlar Emine Teyze, yapıyorlar yapacaklarını bir güzel, merak etme. Hem de “aaa!” dedirtirken bize... 

         Mağazacı da bana hak vermiyor değil; keşke diyor herkes sizin gibi düşünse. Babalar ne anlasın süsten püsten, inanın anneler istiyor bunları özellikle. Siz bari getirmeyin böylesini diyorum, çizginiz belli, tepkiniz oluşsun, satmayın minicik kızlara bu topuklu ayakkabıları. Ben satmasam diyor, yandaki dükkan satacak, ekmeğimden mi olayım? O da doğru, şimdi bir benim acayibime gitmiş diye çocuk modası mı değişir, piyasa mı belirlenir? Baştan dedim zaten size ben kimim diye...

         Sahi, benim ilköğretimi bitiren kızımın mezuniyet balosu alışverişindeyim bu arada. Sizi de ondandır sürüklüyorum peşimden dükkanlarda. Aslında bu maksadını aşan, gösterişte sınır tanımayan okul sonu kutlamaları anaokuluna indi zahir. Yavrucaklar başından görüyor, peşin peşin alıyorlar heveslerini herşeyden. Lise bitir, üniversiteye gayret et de bir cübbe giy, kep tak kısmet olsun hevesi  kalmıyor. Eh, giyiminden kutlama yerlerine kadar tüketim piyasası da canlanıyor bu arada. Yazmışken sırf yüksek topukla kalmayayım dedim. Hani hazır sizınlayken!.. Dert sade topuk olsa neyse... Olur mu hiç “altı kaval üstü şeşhane”? Ayağına topuklu ayakkabı giymiş küçücük kızın onsekizlik ablalarının taklidi abaye elbisesi olmalı bir de. Yok öyle analarının çocukluğundaki gibi bebe yakalısı, karpuz kollusu, fistolusu, ne bileyim puanlısı. Ayrılan reyonda beşinden onbeşine, boy boy mevcut;  en fiyakalısından transparanı, straplezi, derin dekoltelisi. Bir daha da yazmak kısmet olmasın bana yan yana bu kadar yabancı kelimeyi.

         Satıcının dediği gibi yanındaki giyerken senin ki boynunu mu büksün, arkadaşlarından farklı mı görünsün anası aykırı düşünüyor diye?  Çare yok, bir parça da olsa uyacaksın piyasa koşullarına, ayakkabının düz tabanında diretebileceksin belki, elbiseyi biraz uzunca tutacaksın seneye dayının düğününde de giyersin bahanesiyle. En önemlisini unutuyordum bakın! O küçücük kızın kuaföre gitmesi gerek bir de. Yapamazsın iki yandan kurdeleli kuyruk. Devir değişti, öyle anası gibi saçı ilk defa nişanında yapılsın, onu da abartılı bulup bozsun değil şimdiki nesilin fikri. Tüm sınıf, baştan ayağa şekil itibariyle modern bir balo ile birbirine veda edecek belli ki. Çocuklukları da ilköğretim eşiğinden öteye geçemeyecek demek ki. Baloda, salonun orta yerinde onsekizlikmiş gibi görünen onbir yaşında kızlar, “Nossa Nossa” eşliğinde sağa sola savrulurken, siz kendi beşinci sınıfınızın ponponlu çoraplı son müsamere gününü düşüne durun. Kızınız koşup kulağınıza fısıldasın: “Bir saç için neler ettin; makyajlı olanları da gördün mü anne? Ben sana demiştim öğretmen kızmıyor diye...”

         Maalesef görün ve korkun ortalıkla başedememekten iki kızınız olmakla. Alem buysa, kızlarınızı da alıp topuklamak isteyin yükseklere, taa uzaya.



Ülkü Selvi Uslu
ulkuselviuslu@kadinhaberleri.com

2012-06-27 00:35:45



Arkadaşına gönder

Yorum ekleyin
 Lütfen yorum, eleştiri ve beklentilerinizi bize iletin.
Adınız :
Emailiniz :
2 çarpı 3 = *spam koruması
Yorumunuz :
  
Yorum sayısı : 4 Bütün yorumlar...
oy oy 2012-06-27 12:38:53 - 
Çok zor yaşadıklarımız, çok zor hayat. Çok zor çocuk sahibi olmak

g.ay 2012-06-27 10:28:12 - 
iki kızı olan bir anne olarak "ah ah" diye okudum hele de öğretmenlerin kızmama meselesini hatırlayınca faili buldum. daha bu sabah yazıyı okumadan sadece 5 dakika önce kızım "anne sen neden topuklu giymiyorsun, sen giymiyorsun diye ben de giymeyecek miyim"

YR 2012-06-27 10:18:24 - 
Evetttt.ülkü hanımlarda burdaymış. çıstak çıstak


Son 10 yazı... Tüm yazılara ulaşmak için...
sesli köşe oynat / durdur sesli köşe
henüz yok
 

ARAMA

YAZARLAR
Gülenay Pınarbaşı
Siyasetin kapısı kadınlara açıksa neden bu kadar az kadın aday var?
Kadın Koalisyonu, yerel seçimlerde kadın adaylar ve kadınları teşvik edici çalış
Ayşei Yasemin YÜKSEL (Acemi Demirci)
BEYAZ HALKALAR
Ülkü Selvi Uslu
SABA MAKAMINDA GÜNLERİM
  Neler de yazacakmışım size buralarda… Eh işte, “Neyim değil ne ol
Şebnem Güler Karacan
Bir kadın gazetecinin kıskançlığı ve Zehra D&
Elif Çakır röportaj yapmış, Gezi olaylarında saldırıya uğrayan Zehra D ile&helli
Betül Köroğlu
CEVİZLİ KADAYIF
İşte size dışı çıtır çıtır içi yumuşacık kadayıf tarifi. Yaz aylarında yanına be
Ayla Agabegüm
HALKA HİZMET HAKKA HİZMETTİR
Kardeş sınıf projesi başlatılmalı!
Selcan YILDIRICI
Özgür nesiller yetiştirmeliyiz.
Çocuklarımızı büyütürken onları korumak, kollamak, karınlarını doyurmak, sıcak b
Selen GENÇ
Vicdanlar Nerede?
Bayram öncesi, Atlas Yardım Derneği’nin “Bayramda Bir Çocuk Giydir&r
Jale Kerimol Johnson
Eşlerimizi dışlayarak evliliğimize ne yapıyoruz?
Vedat Bilgiç
Anadolu'nun Ermiş Kadınları, Toplumun Şuuraltı Mirasına Işık Tutuyor
Tüm Yazarlar

KONUK YAZARLAR
Tüm Konuk Yazarlar

İLANLAR
Tüm İlanlar

LİNKLER
İş Sağlığı ve Güvenliği Şirketi-ANKA OSGB
Şebnem Güler Karacan'ın Web sitesi
Haydi Gezelim Gezi Klübü
Tüm Linkler


E-mail
Ana Sayfa | Hakkımızda | Bize Yazın | İletişim | Gizlilik Şartları
www.kadinhaberleri.com'un her hakkı saklıdır.
Site Üretim-